"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/481 E., 2023/338 K.
SUÇ : Sahte belge düzenlemek, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama
Sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/4. ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 10... yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi üzerine, sahte belge düzenlemek suçundan kurulan hükmün düşmesine, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; imza incelemesi yaptırılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının engellendiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanığa 20 10... yılı defter ve belgelerini ibraz etmesi için 17.11.20 14... .05.2015 tarihlerinde usulüne uygun tebligatların yapıldığı, sanığın 15 günlük yasal süre içerisinde defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, ibraz etmediğine dair haklı bir nedeni bulunduğuna veya mücbir sebebin varlığına ilişkin herhangi bir bilgi belge sunmadığı, 20 10... takvim yıllarında faaliyetine konu olan mal satışlarının gerçeği yansıtmadığı, mükellef kurumun komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği, mal/hizmet alışlarının yapıldığı firmalar hakkında sahte fatura düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettirdikleri ve bu mükelleflere ait faturalara rastlanılması halinde bu faturaların sahte fatura olarak kabul edilmesi hakkında raporlar olduğu dikkate alındığında, sanığın sahte belge düzenleme sebebiyle vergi kaçakçılığına neden olunduğu, ve böylece sanığın 20 10... takvim yıllarına ilişkin gerçek alım satıma dayalı olmaksızın ayrı ayrı birden fazla sahte belge düzenlemek suretiyle atılı suçların sübut bulduğu kanaati ile hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sahte Belge Düzenlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2011 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eyleml, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.