"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/609 E., 2022/676 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının,10/08/2017 tarih ve 2017/82911 Soruşturma ve 2017/29297 Esas sayılı iddianamesiyle "20 16... yıllarında sahte belge düzenleme" ve"defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme" suçundan açılan kamu davasında;
İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/721 Esas, 2018/775 Karar sayılı kararıyla, defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme ve 2017 yılında sahte belge düzenleme suçlarından beraatine, 2016 yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... . maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesinin 22.12.20 21... /204 Esas, 2021/2592 Karar sayılı ilamı ile defter kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçu yönünden verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2017 yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusuna yönelik incelemede ise beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, yine sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesinin 01.03.20 21... /303 Esas, 2021/189 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2016 yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.05.2022 tarihli yazısı ile lehe kanun değerlendirilmesi yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/609 Esas sayısına kayıt edildiği,
Sanık hakkında 2016 yılında sahte belge düzenleme suçu nedeniyle verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli 2021/303-189 sayılı ilamı ile esastan red kararı verilerek kesinleştiği ve infaza verildiği, 15.04.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı yasanın lehe hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla 15.04.2022 tarihli ek karar ile ilamın infazının durdurulmasına karar verildiği, TCK 43 maddesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik araştırma yapılması amacıyla dosyanın 2022/618 Esas sırasına kaydı yapıldığı ve 2022/609 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
Devamında sanık hakkında İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/609 Esas, 2022/676 sayılı kararıyla, 20 16... yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 53... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, birleşen 2022/618 Esas(Eski No: 2017/721 Esas) sayılı dosyanın infazı sırasında infazında geçen sürelerin başka bir dosyadan mahsubu yapılmamış ise verilen bu cezadan TCK 63 madde gereğince mahsubuna, karar verilmiş, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı kararında; "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." hususu dikkate alındığında, yargılama koşulları ve sonuçları itibarıyla farklılık arz eden infaz aşamasındaki dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi, ayrıca;
Sanık hakkında 7394 sayılı yasa ile eklenen 213 sayılı VUK nun 359 maddesine eklenen hükümler gereğince zincirleme suç hükümleri değerlendirilmesi hususunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.03.20 16... /10-87 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında; "..Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklindeki kabulü gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayini ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.