"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/321 E., 2024/83 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık, Mahalli Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1-2-3 ve 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verilmiş, bozma ilâmı sonrası mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına, mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dava zamanaşımı gözetilmeden karar verildiğini, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kabule göre de; sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğu, 5237 sayılı TCK 53/1. madde uygulanmama gerekçesinin hatalı olduğunu, ehliyetinin geri alınması kararının kanun maddesinin yazılmamasının hatalı olduğunu, sanığın gözaltında kaldığı sürenin mahsubunun yapılmamasının hatalı olduğunu, katılan vekilinin temyiz isteği; hükmolunan cezanın eksik olduğunu, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, takdiri indirim yapılmaması gerektiğini, 5237 sayılı TCK 53/1. madde uygulanmama gerekçesinin hatalı olduğunu, sanığın ehliyetinin üst hadden geri alınması gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobil ile olay tarihinde, saat 22:30 sıralarında, mahal hız limitinin 90 km/s olduğu meskun mahal dışında, 12.5 metre genişliğindeki iki yönlü yolda seyir halinde iken, aracın kayarak karşı yön şeridine geçtiği ve karşı yönden kendi şeridinde seyir halinde bulunan ölen motosiklet sürücüsüne çarptığı olayda; dosya içindeki tüm bilirkişi raporlarında, sanığın yağmurlu havada, tehlikeli viraj ve eğimli devlet yolunda seyrederken Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesinde emredilen sürücülerin hızlarını yola ve hava durumuna göre ayarlaması gerektiği kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinin sanığın üzerine atılı suçun taksir suçu olduğu gerekçesi ile uygulanmaması gerektiği halde, tatbik edilmeme gerekçesinin yanlış gösterilmesi,
2.Sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, uygulama maddesi olan TCK'nın 53/6 maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3.Sanık hakkında mahsup kararı verilirken, gözaltı süresinin belirtilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kaş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet Savcısının, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (A-6) nolu bendinde yer alan ''Netice ceza adli para cezası olduğundan'' ifadesinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 53/1. birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığından” ibaresi eklenmesi, hükmün (A-7) nolu bendinde yer alan ''Sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle ...'nun ölümüne sebebiyet verdiği anlaşıldığından'' ifadesinden sonra gelmek üzere ''5237 sayılı Kanun'un 53/6 maddesi gereğince'' ibaresi eklenmesi, hükmün (B) nolu bendinde yer alan "Sanığın" ifadesinden sonra gelmek üzere "gözaltı ve " ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.