"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1620 E., 2024/2197 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacının haksız gözaltı, tutuklama ve hükümlülük nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile 28.040,00 TL maddi, 16.750,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının davacının iki ayrı dönem için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat ile faiz başlangıcına karar verilmesi gerekirken, sanığın haksız olarak cezaevinde kaldığı toplam süre için tek bir tazminat ile faiz başlangıcına karar verilmesi ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle, ilk infaz tarihleri bakımından 1.055,21 TL maddi, 4.250,00 TL manevi tazminata 14.08.2008 tarihinden faizi ile, ikinci infaz tarihleri bakımından 29.537,35 TL maddi, 57.000,00 TL manevi tazminata 02.09.2017 tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.07.2024 tarihli kararıyla davalı bakımından hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekili bakımından bozulması kararı üzerine, İstinaf merciinin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile ilk infaz tarihleri bakımından 1.055,21 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata 14.08.2008 tarihinden faizi ile, ikinci infaz tarihleri bakımından 29.537,35 TL maddi, 205.000,00 TL manevi tazminata 02.09.2017 tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini, hükmolunan tazminatın fazla olduğunu, faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/226 Esas, 2013/351 Karar sayılı dosyasında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 13.08.2008 - 16.10.2008 tarihleri arasında 64 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleşmesiyle 02.09.2017 - 12.03.2019 tarihleri arasında 556 gün hükümlü kaldığı, sanığın itirazı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararıyla mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın tahliyesine karar verilerek beraatine karar verildiği, kararın 12.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı, tutuklama ve hükümlülük tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk ve hükümlülük süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.