Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/2224 E. 2026/462 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/430 Esas, 2024/939 Karar

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile müteahhitlik mesleğini yapmasının yasaklanmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi ile Dairemizin bozma kararı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Yargıtay bozma ilamına aykırı karar verildiğine, kusur tayinine, ölenin diğer sanığın işçisi olduğuna, sanığın olayda cezai sorumluluğunun bulunmadığına vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 16:30 sularında sanığın müteahhiti olduğu 12 katlı inşaatta işçi olarak çalışan müteveffanın, inşaatın çatısında mantolama yaptığı sırada aşağı düşüp yaralandığı, akabinde tedavi için kaldırıldığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybettiği, sanıkla soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere diğer sanık ... arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, sözleşme hükümleri uyarınca, kazanın meydana geldiği binanın dış cephe mantolama işinin kat silme, söve ve boya kısımlarını yapmayı üstlendiği, diğer sanık ... ’un bu sıfatla kaza sırasında yürütülen işe işçi temini ve işin yürütülmesini sevk ve idare görevleri bulunduğu, müteveffanın kaza sırasında henüz 15 yaşında olduğu, kazazedenin 15 yaşında ağır ve tehlikeli işler sınıfında olan ve 18 yaşından küçüklerin çalışması yasak olan inşaat işlerinde güvenliksiz çalıştırıldığı, iş güvenliği konusunda hiçbir eğitimi bulunmadığı, buna rağmen kaza sırasında inşaatın en üst çatı katında çalıştırıldığı, diğer sanık ... ’un sözleşme ile aldığı ve kendisinin bizzat sevk ve idare ettiği iş sırasında işçilerin yapılan işe vücutça ve yaşça uygun olmaları ve iş güvenliği kuralları doğrultusunda çalışmaları konusunda sorumlu olduğu, ancak işyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli organizasyonları yapmayarak yüksekte çalışmanın önlemlerini almadan kazanın oluşumuna kusurlu hareketleri ile sebebiyet verdiğinden tali oranda kusurlu olduğu, sanığın da diğer sanık taşeron ...’un sorumlu tutulduğu hususlardan işveren sıfatıyla işin sevk ve idaresi aşamasında meydana gelen kazanın oluşumundan asli kusurlu olduğu belirlenerek, 15 yaşında olan müteveffanın ağır ve tehlikeli işler sınıfında olan ve 18 yaşından küçüklerin çalışması yasak olan inşaat işlerinde güvenliksiz çalıştırılması sebebiyle bilinçli taksir hükümleri de uygulanmak suretiyle sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 6. paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§