"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/4087 E., 2024/4099 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 676.792,86 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 151.091,51 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine 64.076,00 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın reddi ile manevi tazminatın 113.600,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 30/06/2009-01/07/2009 tarihlerini kapsayan 1 günlük tutukluluk süresi için 1.000,00 TL'nin tutukluluk tarihi olan 30/06/2009 tarihinden itibaren, 11/11/2009-13/11/2009 tarihlerini kapsayan 2 günlük tutukluluk süresi için 2.000,00 TL'nin 11/11/2009 tarihinden itibaren, 30/04/2010-30/08/2011 tarihlerini kapsayan 16 aylık tutukluluk süresi için 400.000,00 TL'nin 30/04/2010 tarihinden itibaren, 31/08/2011-11/09/2011 tarihlerini kapsayan 11 günlük tutukluluk süresi için 22.000,00 TL'nin 31/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas – 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.06.2009- 01.07.2009 tarihleri arasında 1 gün tutuklu kaldığı, terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya veya görevlerinin yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme suçlarından 11.11.2009-13.11.2009 tarihleri arasında ikinci kez 2 gün tutuklu kaldığı, silahlı terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 30.04.2010- 10.03.2014 tarihleri arasında üçüncü kez 1410 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
30.04.2010-30.08.2011 tarihleri arasındaki tutukluluk için hükmedilen manevi tazminat miktarı açısından yapılan incelemede;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.