Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/2032 E. 2026/330 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/44 E. 2025/104 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ilişkin kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2022 tarihli kararıyla "...sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi..." nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.12.2024 tarihli kararıyla "TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62. Maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; İnsan hayatının kıymetinin az para cezaları ile denk hale getirilmesinin kabul edilebilir olmadığına ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve değerlendirme ile oluşturulan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine, sanığın icrai ve ihmali bir davranışının söz konusu olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; (temyiz dışı) sanık ...'un temsilcisi olduğu ... İnşaat Mobilya San. Tic. Ltd. Şti'nin dava konusu olayın yaşandığı inşaatın müteahhitliğini yaptığı, inşaatın yapı denetim işini (temyiz dışı) sanık ...'in sorumlusu olduğu ... Yapı Denetim Ltd. Şti'nin yaptığı, sanık ...'in temsilcisi olduğu ... İnşaat Asansör Oto. San. Tic. Ltd. Şti'nin, bu inşaatın asansör işini taşeron olarak üstlendiği, ... Çatı isimli firmanın sahibi olan sanık ...'ın ise ... İnşaat Mobilya San. Tic. Ltd. Şti'nin çatı, oluk ve su boruları işini taşeron olarak üstlendiği, mağdur ...'ın da sanık ...'ın yanında işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde sanık ... ve ölenin de içinde bulunduğu işçilerinin olayın yaşandığı inşaatın su borularını takmak için gittikleri, inşaat içinde mağdurun üst katlarda çalıştığı sırada binanın katlarından asansör boşluklarına açılan noktalarda uyarı levhalarının bulunmaması, yeterli aydınlatmanın olmaması ve asansör boşluğuna açılan kısımlarda gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayıp, asansör boşluklarına açılan yerlerin engellerle kapatılmamış olması nedeniyle mağdurun çalıştığı sırada asansör boşluğunu fark edemeyerek asansör boşluğuna düşerek öldüğü olayla ilgili gerek soruşturma aşamasında gerekse yargılama aşamasında iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen, bilirkişi raporları uyarınca meydana gelen kazada taşeron veya alt işverenin pozisyonunun asıl işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu gereği asıl işverene atfedilen çalışmalar esnasında gerekli güvenlik tedbirlerini almayan, çalışanına kişisel koruyucu donanım vermeyen ve kullanılmasını sağlamayan iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri konusunda iş yerinde genel bir eğitim programı hazırlamayan, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla çalışanlarını bilgilendirmeyen sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma sırasında uygulanmasını sağlamayan ve buna uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen, iş yerinde çalışma alanları ve iş pozisyonlarına göre mevcut ve muhtemel durumları içeren risk değerlendirmesi yapmayan, çalışanlarına iş yerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimi yapmayan ve sağlık raporu aldırmayan, çalışanlara mesleki eğitim belgesi aldırmayan ölenin yanında çalıştığı alt iş veren sanık ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, olay tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre ölenin, çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği anlaşılmakla, sanık ...'ın ölenin ölümünde gerekli önlemleri almayarak bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiği kabul edilerek sanığın 5237 sayılı yasanın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§