Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/2008 E. 2026/6 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/442 E., 2017/1273 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen hüküm ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; sanık ... hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafiilerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ve istinaf başvurularının esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olduğunun kabul edildiğine ancak bilinçli taksir boyutuna varan bir kusurun bulunduğunun kabul edilemeyeceğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın olay mahallinde olmadığına ve bu sebeple cezalandırılamayacağına, sanığın işçileri araca binmeleri yönünde zorladığına ilişkin beyanların kabul edilemeyeceğine, zorlamış olsa dahi sanığın eylemi ile meydana gelen netice arasında illiyet bağı kurulamayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 07:00 sıralarında sanık ..., meskun mahal dışında, 5 metre genişliğinde, köy yolunda idaresindeki eşya yüklü olan kamyona, kamyonun arka kasa kapağı açık olduğu halde 6 adet işçi bindirerek seyrettiği esnada, yol zemininindeki bozukluk sebebiyle sarsılan aracın açık olan kasa kapağını tutan zincirin kopması ile işçilerin yola düşmesi neticesinde iki işçinin öldüğü, dört işçinin de yaralandığı, işçileri temin eden ve çalışacakları araziye ulaştırmakla sorumlu olanın sanık ... olduğu olayla ilgili olarak, sanık ...'in tali, sanık ... ise asli kusurlu olduğu kabul edilerek haklarında TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, kamyonetin kapağının sadece bir zincirin tutmasına rağmen açık halde 6 işçinin bindirilerek seyretmesi nedeniyle sanık ... hakkında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümleri uygulanmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR

A. Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık hakkında, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2016/175 Esas ve 2016/422 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK' nın 85/2, 62, 50/4.1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca kurulan “18.200 TL” adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince ise;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2025 tarihinde karar verildi.

§