Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/1981 E. 2026/2962 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/3109 E. - 2024/3486 K.

SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; Kanunda yer almayan birden fazla bozma kararı ile kanun yolunda yanılgıya düşülerek kesin nitelikte karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/293 Esas, 2021/221 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/3290 Esas, 2022/6253 Karar sayılı kararı ile "Öncelikle tarafsız uzman bilirkişiden sanığın evinde ele geçmiş eşyaların 2863 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı yönünde rapor aldırıldıktan sonra; eşyaların iş bu kanun kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçen eşyalar yönünden eylemin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2022/979 Esas, 2023/259 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/2713 Esas, 2023/3598 Karar sayılı kararı ile "Sanığın ikametinde ele geçen ve dosyadaki 25.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda müzede koruma altına alındığı belirtilen üç adet yüzük üzerinde konusunda uzman bilirkişi/ler eşliğinde keşif yapılarak aldırılacak rapora göre üç adet yüzüğün 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde eylemin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/3290 Esas, 2022/6253 Karar sayılı bozma kararı, bozma kararı üzerine İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2022/979 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı, verilen karar üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/2713 Esas, 2023/3598 Karar sayılı ikinci bozma kararı ve bu bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2023/1181 Esas, 2024/858 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§