"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/467 E., 2024/2694 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 70 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis 14.400, TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; eksik ceza tayin edildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; katılan vekilinin istinaf talebinin sadece vekalet ücretine yönelik olduğuna, istinaf mahkemesince genel bir inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, arama kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu karara istinaden elde edilen delillerin hukuka aykırı delil sayılacağına, somut olayda 2863 sayılı Kanun 67/2 de belirtilen eylemlerin gerçekleşmemiş olduğuna, mahkumiyet kararının somut delillere dayanmadığına, sanığın suç tarihinden 1-2 gün önce suça konu eşyaları bulduğuna dair savunmasının aksine delil bulunmadığına dolayısıyla 2863 sayılı Kanun 67/1. maddesinde düzenlenen suçun da unsurlarının bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, suç tarihinde kolluk birimlerince yapılan çalışmalarda sanığın temin ettiği tarihi eserleri satmak için müşteri arayışında olduğu yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya başlandığı, İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2021 tarih ve 2021/993 D.İş sayılı arama kararına istinaden sanığın ... Mahallesi .../5 Sokak, No: 6 İç Kapı No: 4 Karabağlar/İzmir sayılı adresinde yapılan aramada toplam 627 adet taşınır kültür varlığı, yapılan üst aramasında da toplam 40 adet sikke ele geçirildiği ve bunlara el konulduğu, ... bilirikişilerden alınan 19.02.2021 tarihli raporda söz konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında "Korunması gerekli kültür varlığı" olduğunun belirtildiği, sanığın savunmasında söz konusu eserleri İzmir ve Çevresindeki illerden ve bit pazarlarından temin ettiğini merakından dolayı bulundurduğunu belirterek suçlamayı kabul etmediği anlaşılmış, her ne kadar sanık mahkemede savunmasında söz konusu eserleri arama yapılmadan bir gün önce aldığını ve imitasyon olduklarını düşündüğünü belirterek suçlamayı kabul etmemiş ise de, soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği beyanında söz konusu eserleri İzmir ve civarındaki illerin köylerini gezerek satın aldığını, tarihi eserlere meraklı olduğunu beyan ettiği, aramadan bir gün önce satın aldığı yönünde bir iddiada bulunmadığı, kaldı ki bu eserlerin tamamını bir gün içinde elde etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ancak sanığın söz konusu kültür varlıklarının ticaretini yaptığına ilişkin somut delil elde edilemediği, sanığın kültür varlıklarını müze müdürlüğüne teslim etme düşüncesinin de olmadığı, bu hali ile eyleminin 2863 sayılı Yasanın 70/1. maddesinde düzenlenen kültür varlığını bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış ve bu suçtan cezalandırılmasına yönelik karar verilmiş, sanık hakkında mahkemenin 01.07.2021 tarih ve 2021/240 Esas ve 2021/472 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12.08.2021 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 18.11.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarih ve 2021/653 Esas ve 2023/260 Karar sayılı ilamı ile cezalandırıldığı ve bu kararın da 05.07.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; İlk derece yargılaması sırasında sanığın üzerinden ve konutunda ele geçirilen eserler ile ilgili olarak tarafsız bilirkişi incelemesi yapılmaması nedeniyle, bu eksikliğin giderilmesi amacıyla açılan duruşma aşamasında, ... bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 17.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile "yüzük, haç, mühür, ağırlık, fibula parçası, şamdan parçası, helenistik dönem, bizans, roma ve islami dönemlere ait sikkelerden oluşan toplam 667 adet eserin tamamının 2863 sayılı Kanun kasamında korunması gerekli kültür varlığı olduğu, tasnif ve tescile tabi arkeolojik eser niteliğinde olduğunun" tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan kolluk savunmasında antika eşya alıp sattığını, İzmir ve civarındaki illerin köylerini gezerek yada bitpazarından aldığı malzemeleri İzmir ilinde bulunan koleksiyonerlere sattığını, tarihi eserlere merakı olduğunu, araştırmayı sevdiğini beyan ettiği, ayrıca konutunda yapılan arama sırasında masada bulunan büyüteci eserleri incelemek için kullandığını ve poşetleri de paketlemek için kullandığını beyan ettiği somut olayda, sanığın yargılama sırasında inkar ederek sonradan değiştirdiği soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği ifadenin içeriği, hakkında daha önce benzer eylemler nedeniyle 2863 sayılı Yasanın 67. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesi ve ve İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından yine 2863 sayılı Yasanın 67. maddesi uyarınca cezalandırıldığı benzer eylemlerinin bulunması, sanığın tarihi eser satmak için müşteri aradığı şeklindeki ihbar üzerine üzerinde 40, evinde de 627 adet çok sayıda ve değişik nitelikte ve farklı dönemlere ait kültür varlığı bulunmuş olması da gözetildiğinde, bütün halinde sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 24. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, delillerin 67 maddede tanımlanan kültür varlığı ticareti suçunun unsurlarını taşıdığı değerlendirilmekle, arama ve el koyma tutanakları, müze raporu, sanık savunmaları uyarınca 2863 sayılı Yasanın 67/2 maddesi cezalandırılması gerekirken aynı Yasanın 70/1 maddesi uyarınca cezalandırılması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bu nedenlerle duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın iddianamede belirtildiği şekilde 2863 sayılı Yasanın 67/2 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurunun ağırlığı (kastının yoğunluğu), ele geçirilen kültür varlığının sayısı, nicelik ve nitelik durumu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren ve teştiden cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında verilen 360 gün karşılığı günlük 20,00 TL'den paraya çevrilirken hesap hatası yapılarak 7.200,00 TL yerine yazılı şekilde 14.400,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığınan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hükmün 2. fıkrasının (3.) paragrafında bulunan "14.400 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "7.200 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.