"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3872 E., 2024/2546 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 62, 52 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62,52 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 6000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; suç tarihinin hatalı gösterildiğine, geçerli bir yapı kayıt belgesinin bulunduğuna, suça konu taşınmazın niteliğinden sanığın haberinin olmasının mümkün olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Katılan ... tarafından, sanığın maliki olduğu ... Mahallesi 3 22... parselde bulunan taşınmazda ruhsatsız olarak zemin kat, teras, merdiven, birinci kat, balkon, depo ve istinat duvarı yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğundan bahisle suç duyurusunda bulunduğu, davaya konu taşınmazın III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, sanığın savunmasında özetle; davaya konu taşınmazı 2016 yılında satın aldığını, arazisinin belli olması için etrafını duvarla çevirdiğini, binanın 2016 yılında yapıldığını, 2017 yılında imar affından yararlanarak yapı kayıt belgesi aldığını, taşınmaza izinsiz şekilde müdahalede bulunmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, dava konusu taşınmazda icra edilen keşif sonrası alınan 24.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında bulunan dava konusu taşınmazda mevcut iki katlı yapı ve depo imalatlarının bina niteliğinde olduğu, istinat duvarının ise bina niteliğinde olmadığı, davaya konu imalatların tamamının sabit ve süreklilik arz eden yapı niteliğinde olmaları nedeniyle zeminde kazı yapılarak sabit nitelikli temel betonu dökülmüş olması da dikkate alındığında, sit alanında bulunan taşınmazda inşai ve fiziki müdahale meydana getirdiği, araziye kalıcı ve geri dönüşümsüz şekilde zarar verildiği, iki katlı yapı ve istinat duvarlarının 08.09.2018 - 03.04.2019 tarihleri arasında yapıldığı, deponun ise 03.04.2019 - 13.10.2019 tarihleri arasında yapıldığının tespit edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, suç duyurusu evrakı, tapu kaydı, keşif ve bilirkişi raporları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın koruma bölge kurulundan izin almadan, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı içerisinde ... ... Mahallesi 3 22... parsel sayılı taşınmazda inşai ve fiziki müdahale niteliğinde zemin kat, teras, merdiven, birinci kat, balkon, depo ve istinat duvarı yapmak suretiyle üzerine atılı 2863 sayılı Yasanın 65/1. maddesinde tanımlı suçu işlediği, iki katlı yapı ve depo imalatları bina niteliğinde olduğundan sanığın ayrıca üzerine atılı imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediği anlaşıldığından, işlediği fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın TCK 44. maddesi uyarınca, eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanığın yaklaşık 260 m² ölçülerinde 2 katlı betonarme bina, 3, 65... , 40 ölçülerinde depo ve taşınmazı çevreleyen tahmini uzunluğu 100 metre olan istinat duvarı yaparak sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alan içerisinde inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suretiyle yaptığı imalatlarla 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği sabit olup, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nın 3/1. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması yoluna gidilmesi gerektiğinden duruşma açılmış ve sanığın 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan inşai ve fiziki müdahaleye konu imalatların sayısı, nicelik ve nitelik durumu ile doğal sit alanında meydana getirdiği tahribat ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
24.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda suça konu son yapılan yapıların 03.04.2019-13.10.2019 tarihleri arasında inşa edildiğinin bildirilmesi karşısında 03.04.2019-13.10.2019 tarihleri arası olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 23.08.2021 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.