"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/783 E., 2016/568 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili; sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ise katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 54/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve müsadereye karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ve iade kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ün temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe indirim hükümlerinin değerlendirilmediğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması talebine, diğer temyiz itirazlarına; katılan vekilinin temyiz sebepleri ise; sanık ...'ün asli kusurlu olduğu ve hakkında tayin olunan cezanın az olduğuna, sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve ilgili arızayı gidermede kusurlu olan kurum hakkında yargılama yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17.00 sıralarında sanık ...'ün idaresindeki kamyonet ile Bandırma istikmetine seyir halinde iken aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışında bulunan telefon direğine çarptığı, çarpma neticesinde telefon direğinin kırılarak bir kısmı havada telefon kablolarına asılı şekilde, bir kısmının da yerde kaldığı ve kablonun yere doğru sarkma yaptığı, sanığın olay yerinde durmayarak yoluna devam ettiği ve telefon direğinin kırıldığına ilişkin yetkili kişi ve kurumlara bilgi vermediği, sonrasında saat 20:12 sıralarında sanık ...'nun idaresindeki kamyonu ile aynı istikamette seyri halinde iken aracına telefon kabloların takılarak askıda kalan direk parçasının kopan kablo ile birlikte yere düşerek yoldan geçmekte olan yaya ...'nın üzerine düşmesi neticesinde yayanın öldüğü olayda, asli kusurlu sanık ... ile tali kusurlu sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanık ... hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A)Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B)Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesine gelince ise;
Her ne kadar tebliğnamede ilgili kazanın Telekom yetkililerine bildirilme saatinin tam olarak tespiti ile ... arıza ekibinin olay yerine makul sürede gelip gelmediği, toplanan kanıtlar çerçevesinde bir hizmet kusuru varsa sorumlu şahıslar belirlenip haklarında dava açılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda kovuşturma genişletilmeden sanığın eksik kovuşturmayla cezalandırılmasına karar verilmesi sebepleriyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, araştırılması belirtilen hususun sanığın kusur durumuna etki etmemesi ve ilgili kurum yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunularak kusurlu olarak tespitleri halinde zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmekle, bu husus bozma nedeni yapılamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Erdek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının müsadere hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (D-2) numaralı bendinin son cümlesinde yer alan "TCK'nun 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE," ibaresinin çıkarılarak yerine "dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.