Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/1570 E. 2026/769 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/222 E., 2024/440 K.

SUÇ : Taksirle Öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/3-6-7-8, 53/1 ve 53/6. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, 6 ay süre ile C sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanın temyizi üzerine Dairemizin 03.04.2024 tarihli kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile C sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde diğer sanığın asli kusurlu olduğu, sanığa hükmedilen cezanın fazla olduğuna ve verilen kararın yasalara ve hukuk kurallarına aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.09.2013 günü saat 11.00 sıralarında, temyiz dışı sanık ... idaresindeki 19... plaka sayılı otomobil ile, gündüz vakti, yerleşim yeri içerisimde, 11,30 m genişliği olan, 3 şeritli orta refüjle çift platforma ayrılmış bölünmüş tek yönlü, eğimsiz ve düz, asfalt kaplama, açık havada ve kuru zeminli devlet yolunda, Yeni Samsun yolunu takiben Samsun istikametine doğru seyir halinde iken aynı istikamette seyrini sürdürürken hızını azaltan ve sol şeride geçen sanık ... yönetimindeki SBB-... plaka sayılı kamyonetin sol arka kesimine, sevk ve idaresindeki otomobilin ön kesimi ile çarptığı, çarpmanın etkisiyle SBB-... plaka sayılı kamyonetin sürücü kontrolünden çıkarak sola yöneldiği, SBB-... plaka sayılı kamyonetin orta refüj aralığı üzerinden karşı yönden gelen araçlara ait yol bölümüne geçerek karşı istikametten yolun orta şeridini takiben gelen sürücüsü ...'nün sevk ve idaresindeki 55... plaka sayılı kamyonun ön kesimine kamyonetin sağ yan kesimi ile çarpması sonucu SBB-... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan ...'un ölümüyle sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 19... plaka sayılı araç sürücüsü olarak temyiz dışı sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1-c ve 52/1-a maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 55... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, SBB-... plaka sayılı kamyonet sürücüsü sanık ...'un kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirttiği, soruşturma aşamasında adli trafik bilirkişisi tarafından 09.10.2013 tarihinde hazırlanan raporda, SBB-... plaka sayılı kamyonet sürücüsü sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g (şeride tecavüz etme) maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek asli kusurlu, 19... plaka sayılı araç sürücüsü olarak temyiz dışı sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken yavaşlatmamak) kuralı ihlal ederek tali kusurlu, 55... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, soruşturma aşamasında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 30.01.2014 tarihli raporunda; sanık sürücüsü ...'un yönetimindeki araç ile seyrini sürdürürken şerit değiştirmeden kendi şeridinde kalacak şekilde hız azalttığı sırada arkasından gelen diğer sürücü yönetimindeki aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada hatalı bir davranışının bulunmadığı kusursuz olduğu, 19... plaka sayılı araç sürücüsü olarak temyiz dışı sanık ...'un idaresindeki araç ile seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini verememiş, önünde kendisiyle aynı istikamette seyrederken hız azaltan kamyoneti fark ettiğinde fren tatbik etmiş ise de, önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmemesinde mütevellit tatbik ettiği frende etkisiz kalarak sürücü ...'un yönetimindeki araca arkadan çarparak kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu, sürücü ...'nün kazanın meydana gelmesinde hatalı bir davranışının bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma aşamasında 13.03.2015 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan raporda, SBB-... plaka sayılı kamyonet sürücüsü sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j (manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek asli kusurlu, 19... plaka sayılı araç sürücüsü olarak temyiz dışı sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d ve 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken yavaşlatmamak) kuralı ihlal ederek tali kusurlu, 55... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ...'un ...'un ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2026 tarihinde karar verildi.

§