"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/1869 E., 2017/2101 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza verildiğine, hakkında takdiri indirim nedeni uygulanması ve en nihayetinde sanığa gereğinden az ceza verilmesi ve re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi gerektiğine, fazla ceza verildiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.10.2014 günü saat 17.44 sıralarında meskun mahalde, gündüz vakti, açık havada, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile, yüksek düzeyde alkollü vaziyette (4,39 promil), ... Yolu yönünden gelip ... Yolu yönünde seyir halindeyken yolun sağındaki yaya kaldırımı dibinde park hâlinde bulunan aracın arka tarafında bulunan araca çarpması ile orada bulunan yayalardan ... ve ...'ın öldükleri, kaza tespit tutanağında ...'in aracının hızını kavşağa yaklaşırken azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiği, Adlî Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporu ile de sanığın alkollü hâlde trafiğe çıkması, yola gereken dikkati vermemesi, sağda park hâlindeki araçların solundan geçmeye özen göstermemesi nedenleri ile aslî ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın yüksek oranda alkollü hâlde trafiğe çıkması, aşırı süratli ve kavşağa hız kesmeden girmesi hususları dikkate alındığında bilinçli taksir şartlarının oluştuğu da dikkate alınarak TCK'nın 85/2 ve 22/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.