Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/1264 E. 2026/3361 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1383 E., 2024/2005 K.

SUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlal

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/1383 Esas, 2024/2005 Karar sayılı kararının, sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hüküm ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres [bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise ... İdaresi Sistemi (MERNİS) adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres] esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddeleri hükümleri gereğince tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyiz hak ve yetkilileri bulunan katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in bilinen son adreslerine herhangi bir tebligat işlemi yapılmadan doğrudan MERNİS adresleri esas alınıp, "...” ibareleri ile çıkarılan ve merci tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddeleri kapsamında şerh düşülen tebligatların, dağıtıcı tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği tebliğ edilmesinin usûle uygun olmadığı anlaşılmakla, inceleme konusu gerekçeli kararın başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun şekilde katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve kararı temyiz etmesi / etmeleri durumunda temyiz dilekçesinin / dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi / istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

oy birliğiyle, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§