"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/81 E., 2024/997 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 62, 52, 51. maddeleri uyarınca iki defa 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62, 52, 53 maddeleri uyarınca iki defa 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri; tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın iddia konusu edilen ... ili,... ilçesi,... köyü... mevkiinde 12-11 metre ebatlarında beton zemin üzerine 5x6 m ebatlarında 2 adet yapı inşaatı yaptığı, sanık bu yapıyı 2023 yılının ocak ayında bitirdiğini beyan ettiği, 10.03.2023 tarihinde suça konu yerde yapılan keşif sonrasında dosyaya sunulan inşaat bilirkişi raporundan inşaata devam edildiğinin anlaşıldığı, ilk iddianame tarihinde hukuki kesinti gerçekleşen eylemlerden sonraki hareketlerin ayrı bir suça sebebiyet verdiği, zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ...'un iddianame tarihinden sonraki eylemi nedeniyle üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun cezası belirlenirken; işlediği sübut bulduğundan eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca, suçun işleniş şekli, ortaya çıkan zararın ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, takdiren alt sınırdan (iki kez) 2 yıl hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri hakkında takdiri indirim sebebi sayılarak cezasının 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek neticeten (iki kez) 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönünde bulundurularak sanık hakkında belirlenen 4 tam gün sayısının bir gün karşılığının 20,00 TL olarak belirlenmesine, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılması sonucunda hesaplanan (iki kez) 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın tutarı nazara alındığında takdiren taksitler halinde ödenmesine yer olmadığına, sanığın ilk tutanak tutulduktan sonra yeniden inşai faaliyette bulunmaması, suç tarihi itibariyle daha önceden 3 aydan fazla kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunmaması, cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması nedeniyle, sanık hakkında verilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ertelenmesine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereğince takdiren (iki kez) 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Sanık ...'un III. Derece doğal sit alanı içerisinde bulunan ... ili,... ilçesi,... köyü,... mevkinde 2 adet yapı yaptığı, sanığın asıl dosya iddianamesinin düzenlenmesinden ve kabulünden sonra da inşai faaliyetlere devam ettiği, sanığın bu eylemleri için herhangi bir kurumdan izin almadığı, dolayısıyla sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi kapsamında kaldığı, eylemlerinin hukuki kesintiden sonra da devam etmesi sebebiyle asıl dosya ve birleşen dosyalar yönünden eylemlerin ayrı suç oluşturduğu, bu nedenlerle sanık hakkında asıl dosya ve birleşen dosya yönünden 2863 sayılı Kanunun 65/1 ve TCK 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Ancak sanığın ilk olaydan sonra inşaata devam ederek ilave inşaai faaliyetler yaptığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin16.02.2021 tarih ve 2020/111 18... /1608 Karar sayılı "...TCK’nın 51/1-b. maddesi gereğince, sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için; “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” şartının sağlanması gerektiği, somut olayda ise; sanığın yaptığı yapının, yapı tatil zaptı ile etrafı ve üzeri açık biçimde iken tespiti yapılarak mühürlenmesine rağmen, eylemine devam ederek, keşif günü itibariyle üzerinin branda ile, yanlarının pimapen camlı paneller ile kapatılarak kullanıma hazır hale getirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda sanığın suç işledikten sonra pişmanlık gösterdiğinin kabul edilemeyeceği gözetilmeksizin ve ayrıca; mahkemece sanığın olaydan pişmanlık duymamasına, tekrar suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat oluşmamasına dayalı olarak sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesine yönelik uygulama yapılmamasına rağmen, çelişki yaratacak biçimde, ileride suç işlemekten çekineceği kanaati hasıl olduğundan bahisle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin..." hukuka aykırı olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, suçu işledikten sonra pişmanlık göstermemesi sebebiyle bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmayacak olmasına rağmen, sanık hakkında verilen cezaların ertelenmesinde isabet bulunmadığı anlaşıldığından, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak sanığın sübut bulan eylemleri nedeniyle 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK 62, 53. maddeleri uyarınca (iki kez) cezalandırılmasına, sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında, katılan kendisini ilk derece yargılamasında da vekille temsil ettirdiği halde katılan lehine ilk derece yargılaması için vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı olduğundan, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi gereği vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ilk derece yargılaması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin ve Katılan kurum kendisini Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi'nde vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.200 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine, " ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ...(...) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.