"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/239 E., 2024/323 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52... /4. maddeleri gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2019 tarihli ve 2017/4438 Esas, 2019/856 Karar sayılı ilâmıyla hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 11.03.2022 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içerisinde 12.12.2022 tarihinde sanığın işlediği imar kirliliğine neden olma suçunun 05.04.2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, dosya kapmasında alınan denetime elverişli olmayan, çelişkili bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın tali kusurlu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müteveffanın dikkatsiz ve özensiz davranması sonucunda iş kazasının meydana gelmesi nedeniyle sanığa ceza verilmemesi gerektiğine ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği, dosya kapmasına konu iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığına, müteveffanın dikkatsizliği sonucunda iş kazasının meydana geldiği, işçilere iş güvenliği konusunda gerekli eğitimlerin verilmesi nedeniyle hakkında ceza verilmesinin hukuka aykırı olup mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, sanık ...'ın ... İlçesi ... Köyü'nde faaliyet gösteren ... İnşaatın yetkilisi olduğu, ...'ın ... İnşaat Şantiyesinde ölen ...'ın kullandığı loderin makine yağcısı olarak görev yaptığı, ...'ın olay günü kullandığı loder ile çalışmakta olduğu mevkiiden şantiyeye doğru dönmekte iken araç içerisinde...'ın da bulunduğu sırada loder ile uçurumdan uçarak hayatını kaybetmesi nedeniyle meydana gelen olayda, sanık ...'ın yol yapımı işini üstlenen ... İnşaat şirketinin yetkisi, müteveffa ...'ın ise söz konusu şirketin iş makinesi operatörü, ...'ın ise iş makinesi yağcısı olarak görev yaptıkları; olay günü müteveffa ...'ın yol yapımı esnasında iş makinesi kabinine yağcısı...'ı da alarak yol yapım işini sürdürdüğü, bu sırada iş makinesinin hakimiyetini kaybederek yol istikametinden çıktığı ve sol tarafında bulunan dik yamaçtan 20 metre aşağıya lastikler üzerinde sürüklendiği, kaza sonucunda iş makinesi operatörü ...'ın hayatını kaybettiği, 03/11/2021 tarihli A sınıfı iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenmiş üçlü bilirkişi raporu ve daha öncesinde alınan soruşturma ile kovuşturma aşamasındaki bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada müteveffa ...'ın kişisel koruyucu baret ve emniyet kemerini takmadan yanına yağcısını alarak yokuş aşağı eğimli yolda seyir halindeyken iş makinesini dikkatsiz kullandığı ve bir anlık dalgınlıkla yol istikametinden çıkarak sol taraftaki dik yamaçtan aşağı 20 metre lastikler üzerinde sürüklenme sonucunda ölümlü iş kazasına sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, iş veren tarafından operatör ve makine yağcısına eğitim ve talimat verilmemesi, kazanın meydana geldiği yol üzerinde kazayı önleyici bariyer veya koruluk yapılmaması, kepçenin kaymasını ve uçuruma düşmesini engelleyecek uygun yükseklikte bariyer ve setler yapılmaması, iş makinesi operatörü müteveffaya ferdi koruyucu malzemeleri (baret ve emniyet kemeri) verilmemesi nedeniyle iş veren ... İnşaat A.Ş. yetkilisi sanık ... ile çalışma esnasında hareket halindeki iş makinesine binerek iş güvenliğine muhalefet edip operatörün dikkatini dağıtması ve kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle ...'nin tali kusurlu olduklarının rapor edildiği, tüm aşamalarda alınan bilirkişi raporlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, otopsi tutanağı, kroki, olay yeri inceleme raporları, Devrek Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1050 soruşturması, tanıklar beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği sabit olmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin B-5. fıkrasının hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.