Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2024/4327 E. 2026/3068 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1122 E., 2024/909 K.

SUÇ : Taksirle yaralama

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları kabul edilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 51/1-3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında katılanın sağlık durumuna ilişkin alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğu, sanığın kusurlu eylemi sonucunda katılanın vücudunda yaşam fonksiyonlarını 6 (ağır) derecede etkileyecek nitelikte yaralanma meydana gelmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.06.2019 tarihinde saat 13.00 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, üç şeritli, asfalt ve kuru zeminli, açık havada, gündüz vakti, düz yolda ... istikametinden...tikametine doğru seyir halindeyken ...Bulvarı üzerinde önündeki araçları makas atarak geçtiği, olay mahalline geldiği sırada, aracının ön kısmı ile kendisiyle aynı istikamette seyreden ...'ın sevk ve idaresindeki aracın arka kısımlarına çarptığı, ilk çarpmanın etkisi ile savrulan aracın orta şeritte seyir halinde bulunan...'un kullandığı araca çarptığı, ilk çarpmanın etkisi ile savrulan sanığın aracının, emniyet şeridinde dörtlüleri yanık şekilde duraklayan sürücü ...ın sevk ve idaresindeki aracın arka kısımlarına çarptığı, meydana gelen kaza nedeniyle sürücü ...ın sevk ve idaresindeki araçta bulunan yolcu olarak bulunan ...'ın hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, bu şekilde gerçekleşen kazada sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin olayın sübutuna yönelik tespitleri yerinde görülmekle birlikte sanığın sevk ve idaresindeki araçla ... istikametinden...tikametine doğru devlet kara yolu üzerinde seyir halinde iken önündeki araçları makas atarak geçtiği sırada kazanın meydana geldiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması ve katılan ...'ın yaralanmasının duyu ve organ işlev zaafı ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı belirlenmeden eksik araştırma ile karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı olduğu anlaşılan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesi gereğince meydana gelen zararın ağırlığı, yaralanma dereceleri, sanığın asli kusurlu ve eylemin bilinçli taksir niteliğinde olması gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Sanığın taksirli eylemi sonucunda birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit olup, bu nedenle eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi karşısında, ayrıca aynı Kanun'un 89/2-b maddesi uyarınca kemik kırığına bağlı olarak artırım yapılamayacağı anlaşılmakla, bu yöndeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

§