"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2762 E. - 2024/2448 K.
SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veyayönetme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan kurulan hükümleri katılan ... vekilinin temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan iddianamede "Edirne-1 Olayı ve Edirne-3 Olayı" olarak bahsedilen eylemlere ilişkin olarak kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında iki kez 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
3. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında iddianamede "Edirne-1 olayı" olarak bahsedilen eyleme ilişkin olarak kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2024 tarihli, 2022/236 Esas, 2024/2202 Karar sayılı ilamı ile anılan hükümler bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında tesis edilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz dışı sanık ...'ın tarihi eser kaçakçılığı yaptığına dair alınan ihbar üzerine başlatılan Tarihi Eser Kaçakçılığının Önlenmesine Yönelik Olarak İdol (K) Planlı Operasyon kapsamında, usulüne uygun alınan kararlar uyarınca yapılan iletişimin tespiti ve dinlenmesi ile teknik takipler sonunda, temyiz incelemesine konu sanıklarla temyiz dışı sanıklar hakkında iddianamede anlatılan olaylara ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçlarından dava açıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık ...'in, Münih Sulh Mahkemesi tarafından alınan 09.05.2019 tarihli savunmasında, daha önceki ifadelerini tekrar ettiğini beyan ederek, sanıklardan Köln'de kuyumculuk yapan ...'ı tanıdığını ancak 20 yıldan fazla bir süre kendisini görmediğini, 1986 yılından beri Türkiye'de yaşamadığını, Türkiye'de ikâmet kaydının bulunmadığını beyan ettiği, T.C. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca hazırlanan bilgi notu başlıklı yazıda, sanık ...'in Almanya'da kullandığı belirtilen numaralar ile ilgili olarak Almanya irtibat görevlisi ile yapılan yazışma neticesinde, belirtilen numaralardan birinin kaydının bulunmadığı, diğer numaranın ise herhangi bir suç kaydı bulunmayan dava dışı bir şahsa ait olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut ... isimli şahsa ait iletişimin tespiti tutanaklarında, arayan şahsın ... olduğu ancak şahsın soyadının ve arayan numaranın tutanaklarda yazmadığı, soruşturma aşamasındaki tüm evraklarda ... isimli şahsın "açık kimliği tespit edilemeyen" ve "sisteme telefon kaydı düşmeyen" şeklinde belirtildiği, bir kısım sanıklar arasında geçen telefon görüşmelerinde "Büyük ..." ve "Küçük ..." isimli şahıslardan bahsedildiği, ancak tape kayıtlarında bahsedilen şahısların kim olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, bu itibarla suça konu telefon görüşmelerinin sanık ... tarafından yapıldığının sabit olmadığı anlaşılmakla, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği sabit olmayan sanığın beraatine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
İddianamede Edirne-1 olayına ilişkin olarak sanık ...'un suça konu olaya ne şekilde iştirak ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı, dosya kapsamında mevcut sanığa ait tüm tape kayıtları incelendiğinde, sanığın suça konu olayla ilgili olarak herhangi bir telefon görüşmesi yapmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın beraatine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Katılan Vekilinin, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... ve Turizm Bakanlığının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.