Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2024/4241 E. 2026/861 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/260 E., 2024/342 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Kısmen kabul

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 15.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.908,94 TL maddi tazminatın ihraç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce eksik manevi tazminata hükmolunduğu ve dava tarihinin hatalı yazıldığı gerekçeleri ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkmesince davanın kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik inceleme ve araştırma sonucunda verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ve davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/264 Esas – 2019/52 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 19.08.2016 - 27.01.2017 tarihleri arasında 161 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu anlaşıldığından tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

Dairemizin 28.05.2024 tarih ve 2021/8201 Esas - 2024/2713 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 23.12.2019 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin eleştirilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde karar verildi.

§