Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2024/4162 E. 2026/57 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/357 E., 2024/370 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Kısmen kabul

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.318,27 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 660,00 TL vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği ve eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçeleri ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince 6.978,27 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı lehine fazla manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tümüyle reddi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/790 Soruşturma – 2018/495 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 18.07.2017 - 30.11.2017 tarihleri arasında 135 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında 23.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 21.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebebinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§