Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2024/4037 E. 2026/3377 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2694 E., 2024/1559 K.

SUÇ : Taksirle yaralama

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 50/4, 52/2 ve 53/6. maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin gerekçesiz olmasından dolayı reddine, katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın az olduğuna, cezanın paraya çevrilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.09.2019 tarihinde saat 15.45 sıralarında, meskûn mahalde, 7,20 metre genişliğinde, tek yönlü, asfalt ve kuru zemine sahip, havanın açık ve vaktin gündüz olduğu, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, yatayda dönemeçli ve düşeyde eğimli, üç yönlü (T) kavşak niteliğindeki olay mahallinde; katılan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki 41... plakalı otomobil ile ... Sokak üzerinden gelen araçlara hitaben “sola dönülmez” levhası bulunmasına rağmen sola dönüş yaparak tek yönlü ... Caddesi’ne ters yönde, ... istikametine doğru seyretmeye başlaması ve bu şekilde kavşağa girdiği sırada karşı yönden, ... istikametinden gelmekte olan sanık sürücü ... yönetimindeki 10... plakalı otomobil ile çarpışması sonucu, katılan ... ile araçta yolcu olarak bulunan ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, ...’in ise hayati fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda; Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 07.02.2022 tarihli raporuna itibar edilerek, katılan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçta denetim ve gözetiminden sorumlu olduğu küçük yaştaki ...’in nizamlara aykırı şekilde ön koltukta yolculuk etmesine izin verdiği, ayrıca kavşağa yaklaşırken hareket alanını kontrol altında tutmayıp istikametine hitaben bulunan “sola dönülmez” levhasına rağmen sola dönüş yaparak ters yönde seyretmek suretiyle karşı yönden gelen aracın seyir durumunu bozduğu ve kazanın meydana gelmesinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, buna karşılık sanık sürücü ...’ın tek yönlü yolda kendi yönünde ve şeridinde seyri sırasında karşı yönden ters istikamette gelen araca karşı alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından kusursuz olduğu kabul edilerek, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda, sanığın yola gereken dikkat ve özeni vermeyerek karşıdaki aracın ikaz ve uyarılarını fark etmediği ve seyri yönünde sağa ya da sola kaçabilecek alanı bulunduğu halde herhangi bir tedbire başvurmadığı gözetildiğinde, her ne kadar katılan ... sevk ve idaresindeki araç ile ters istikamette seyretmesi nedeniyle asli kusurlu ise de sanığın aracı ile seyri sırasında yola gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR

10.09.2024 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından gerekçeli kararın tebliğinden önce 11.09.2024 tarihli temyiz dilekçesi ile kararın usûle ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi barındırdığından Tebliğname'deki ret isteyen düşünceye itibar edilmemiştir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın katılanın uyarı ve ikazlarını fark etmediği ve sağa ya da sola kaçınma imkânı bulunduğu gerekçesiyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de sanığın aşamalardaki savunmalarında kendisine yönelik herhangi bir uyarı veya ikaz bulunmadığını beyan ettiği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ile olay sonrası düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinde, olay mahalli yolun yatayda dönemeçli ve düşeyde eğimli olduğu, üç yönlü (T) kavşak niteliğinde bulunduğu, çarpma noktasının kavşak başlangıcına yaklaşık 37 metre mesafede ve sanığın seyir istikametine göre yolun sol tarafına yakın bir noktada gerçekleştiği, ayrıca ... Sokak’tan gelen araç sürücülerine hitaben “sola dönülmez” levhasının bulunduğu ve kazanın sanığın istikametine göre sağa dönemeçli yol kesiminde meydana geldiği hususları birlikte gözetildiğinde; kendi şeridinde ve trafik kurallarına uygun şekilde seyreden sanığın, ters yönden gelerek aniden önüne çıkan katılanın aracına karşı objektif olarak alabileceği herhangi bir tedbirinin bulunmadığı, dolayısıyla sanığa atfedilebilecek kusurdan söz edilemeyeceği ve İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının isabetli olduğu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi gereğince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§