Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2024/3952 E. 2026/672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/857 E., 2024/1500 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-f, 21/2, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında hükmolunan cezanın fazla olduğunu, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, olay yerinde pek çok pazar artığının bulunduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sanığın alınan beyanında bir şeyin üzerinden geçtiğini hissettiği beyanı tevil yolu ile ikrar olduğunu, olay yerinin trafiğe kapalı olduğunu, sanığın aracında alkol şişesi çıktığını, sanığın alkollü araç kullanmaktan ehliyetine el konulduğunu, bu halde araç kullandığını, olay yerinde aydınlatmanın olduğu, sanığın olay yerini terk ettiği, ertesi gün teslim olduğu, katılanları aramadığı, bu nedenle hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini, belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meskun mahalde, hız sınırının 50 km/s olduğu, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, havanın yağmurlu, yolun ıslak, eğimsiz ve düz olduğu, platform genişliğinin 10 metre olduğu, iki yönlü asfalt kaplama sokakta olay tarihinde pazar yeri kurulduğu, kaza saatinde pazar esnafının kalan malzemeleri topladığı, bazı insanların pazardan kalan ürünleri yerlerden seçtikleri, Belediye yazısına göre yolun trafiğe kapalı olduğu, pazarın dağılma zamanında sanığın idaresindeki otomobille, sağa doğru manevra yaptığı sırada pazardan kalan ürünleri yerden seçmekte olan ölen ... 'a aracının sağ ön kısımlarıyla çarptıktan sonra aracın askıda kalarak kısa bir süre durduğu, ardından ölenin üzerinden arka tekerleri ile de geçişini tamamladığı ve olay yerinden uzaklaştığı, yayanın ölümünün "Künt göğüs ve batın travmasına bağlı yaygın kaburga kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, hemopnömotoraks" olduğu, mevcut muayene bulgularının kişinin üzerinden lastik geçmesi ile uyumlu olduğu olayda, sanığın araç ile müteveffayı altına aldıktan sonra kısa bir süre duraklayıp, aracını; müteveffa alttayken hareket ettirmeye devam ederek arka tekerleri ile de geçerek sanığın, meydana gelen muhtemel neticeyi engellemeye yönelik herhangi bir davranışı bulunmaması hatta kendisinin polis ile görüşmesine ve davet edilmesine rağmen 05.06.2023 tarihli tutanak içeriğine göre işi olduğundan bahisle gelmeyeceğini belirtmesi, olaydan 1 gün sonra teslim olması bu kapsamda olayı engellemeye yönelik bir çaba göstermediği gibi olay sonrasında da duyarsız hareketlerine devam etmesi dikkate alındığında eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 82/1-f. maddesindeki kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, hukuki nitelendirme hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak; sanığın ölenle herhangi bir tanışıklığının olmaması, öldürmeyi gerektirecek bir sebebin olmaması, olay saatinde olayın meydana gelen yerin karanlık olması sebebiyle öleni görmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, öngörülen bir sonuca yönelik olursa olsun veya vurdumduymaz bir tavır sergilediği sabit olmadığı, genellikle pazar yerlerinde pazarın dağılmasından sonra insanların olabileceği hususu belirli bir bilinç seviyesinde olan insanlar açısından objektif olarak öngörülebilir bir husus olduğunu, sanığın pazar yerinde insanların olabileceğini objektif olarak öngörmesi gerektiği, seyir halinde iken manevra alanını ve görüş alanını yeterince kontrol etmeden ve yola gereken dikkatini vermeden sağa manevra yaparak kazaya sebebiyet vermek sebebiyle asli kusurlu olduğu ve öngörülebilir sonucun sanık tarafından öngörülebilir olması sebebiyle bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği anlaşılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1.maddesi uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§