"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/109 Değişik İş
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulüne dair mercii kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın beraatine dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli ve 2023/404 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararına karşı şikayetçi tarafından yapılan itirazın kabulüne dair mercii Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/109 değişik iş sayılı kararının 23.01.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 94660652-105-45-6030-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96205 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96205 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, basit yargılama usulü uygulamak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın beraatine dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2023 tarihli kararına karşı müşteki tarafından işin esası yönünden yapılan itiraz üzerine, anılan mercii kararında yer alan "Basit yargılama usulünün uygulanacağına yönelik evrakların tebliği için müştekinin bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1 inci maddesine göre çıkarılıp bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde adres kayıt sistemindeki adresine MERNİS adresi olduğu belirtilirek, tebligatın dağıtıcı tarafından, Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesi gereğince tebliğ edildiği, bu itibarla yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, anılan Kanun'un 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki,
Yine aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, "Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline... davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/402 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde, Mahkemece bu hususun mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin isteneceği, söz konusu tebliğ mazbatasında, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının da yer alması hâlinde anılan süre içerisinde davaya katılma talebinde bulunmayan müşteki ve varsa vekilinin itiraz hakkının bulunmayacağı değerlendirilmekle;
Somut olayda, basit yargılama usulünün uygulanacağına dair müştekiye gönderilen evrakın öncelikle müştekinin bilinen en son adresine gönderilmesi yerine doğrudan MERNİS adresine tebliğ edilmesi sebebiyle anılan tebligat işleminin geçersiz olduğuna yönelik mercii Mahkemesinin kabulünün isabetsiz olduğu, zira bahse konu tebliğin müştekinin MERNİS adresine değil bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği gözetilerek yapılan incelemede,
Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin müştekiye vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almadığı cihetle, gerekçeli kararın tebliği üzerine itiraz dilekçesi veren müştekinin basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği ve bu itibarla basit yargılama usulüne göre verilen bahse konu karara karşı müşteki tarafından yapılan itiraz üzerine hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itiraz üzerine merci Mahkemesince, karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; Mahkemece basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin müştekinin dosya kapsamında bilinen son adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği ancak aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almaması nedeniyle gerekçeli kararın tebliği üzerine itiraz dilekçesi veren müştekinin basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı itiraz hakkı bulunması nedeniyle hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle itiraz merciince karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekirken yerine, basit yargılama usulü uygulanacağına dair tebliğin şikayetçinin bilinen son adresine tebliğ edilip iade edilen bir tebligat bulunmadan doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği gerekçesi ile yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/109 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.