"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Numarası: 2023/235 E. 2024/169 K.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Mahkumiyet
Tebliğnamedeki düşünce: Onama
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanıklar müdafinin temyiz talebi üzerine Dairemizce ".... sanıklar hakkında, "sanıkların dosya kapsamına yansıyan pişmanlık halini gösterir bir durumun bulunmaması” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle CMK’nın 230/1-d. maddesine aykırı davranılması," gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanıkların taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanıkların kusuru olmadığına, mütevvefanın bir anda dibe batmasının, kaybolmasının ve yaşamını yitirmesinin öngörülebilecek bir sonuç olmadığına, bu yönüyle sanıkların eylemi ile sonuç arasında illiyet bağının kesildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Ölen er ... ile birlikte ... Komutanlığında görevli olan sanıklar astsubay çavuş ..., astsubay çavuş ... ve uzman çavuş ...’ın görevli oldukları bot, olay tarihinde saat 16.30 sıralarında ... Limanında bulunduğu sırada denize girdikleri, yüzme bilmediği için 30.6.2014- 4.7.2014 tarihleri arasında tabi tutulduğu yüzme eğitiminde başarısız olan ölenin, tanık uzman çavuş ... vasıtasıyla başçavuş ...'den izin alarak can yeleğini giymek suretiyle denize girdiği, üzerinde can yeleği olduğu için rahat hareket edemeyen ve can yeleğini çıkarıp çıkarmama arasında kararsız kalan er ...’a, sanıkların yeterli seviyede yüzme bilmemelerine ve kurtarma eğitimi konusunda bilgi ve sertifikaları olmamasına rağmen kendi aralarında yaptıkları konuşma ve anlaşma üzerine can yeleğini çıkarabileceğini söyledikleri, bunun üzerine ...’ın, can yeleğini sanık ...’in yardımı ile çıkararak koltuğunun altına aldığı, bir süre bu şekilde can yeleğinden destek alarak yüzdükten sonra birden suyun dibine battığı, suda görüşün yeterli olmadığı ve derinliğin 6,5 metre olması sebebiyle ancak yaklaşık 20 dakika sonra bulunabilen ...’ın önce ... Devlet Hastanesine, ardından ... Devlet Hastanesine ve müteakiben Ankara ...’ya götürülerek tedavi altına alındığı, 17.8.2014 tarihinde öldüğü, otopsi raporuna göre ölümünün suda boğulmaya bağlı mekanik asfıksi ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği olayda, limanda, derinliği 6,5 metre, suyu çok bulanık ve görüşün yok denecek kadar az olduğu, dip akıntı bulunan yerde yüzme eğitimine izin vermeleri ve ölenin can yeleğini çıkarmasını önlememeleri nedeni ile asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet verdikleri sabit görülmekle sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.