"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/16 E., 2024/108 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: Beraat,mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık ... müdafi sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat, sanıklar ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, sanık ... hakkında TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 36.450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık ... müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/11/2020 tarihli kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek taksirle öldürme suçundan sanık ...'in CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri uyarınca 36.450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; verilen beraat kararlarının ve mahkumiyet kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri;sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, sanığın kusurunun bulunmadığına,bilirkişi raporları arasında çelişkiler giderilmeden karar verildiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, sanığın kusurunun bulunmadığına, ölenlerin kime bağlı çalıştıklarının araştırılmadığına, ... ile ... arasında kira sözleşmesi bulunduğuna, kazanın gerçekleştiği tarihte ölenlerin ...'nun fıstık ekim işinde çalıştıklarına, ölenlerden ... 'in müvekkilinin sigortaı işçisi olmasına rağmen müvekkilinin bilgisi dışında ... nun fıstık ekim işinde çalıştığına, müvekkilinin kazanın gerçekleştiği güne dair görev talimatının bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.08.2013 günü ...'a bağlı ... Beldesinde ... işletmesine bağlı taşeron firma ... Ltd.Şirketi bünyesinde çalışan 13 yaşındaki ... ile 15 yaşındaki ...'in akraba oldukları, çocukların taşeron firma bünyesinde ... Beldesi ... mevkii 11 nolu parselde sulama işinde çalıştıktan sonra saat 14.30 sıralarında bölgede bulunan ... Irmağının kollarından birisine üzerindeki kıyafetlerle serinlemek maksadıyla girdikleri, ancak suya girmelerinin takriben 8-10 dakika sonrasında çırpınmaya başladıkları ve akıntıya kapılıp boğularak öldükleri, sanık ...'in ...'de yapılacak olan işler için işçi temin etmek üzere ihale alan taşeron firma ... Ltd. Şirketinin sahibi olduğu, sanık ...'ın taşeron firma bünyesinde vekaletname gereğince ...'da yapılan işte şirketi temsilen görevlendirildiği ancak iş tanımına göre şoför ve yemek dağıtıcı olarak görev yaptığı, sanık ...'in ...'de sulama şefi , sanık ...'ın ...'de güvenik görevlisi olarak görev yaptığı, her ne kadar ölen 13 yaşındaki ...'nın firmanın işçisi olmadığı belirtilmiş ve ... hakkında sigorta yapılmamış ise de ölen ...'nın olay yerinde ziyaret ve ya başkaca bir maksatla değil fiilen diğer ölen gibi çalışmak maksadıyla bulunduğunun aşikar olduğunun kabul edildiği, 13 yaşında olup çalıştırılması yasak olan ...'nın ve 15 yaşındaki çocuk işçi olan ...'nin tarlada bünyesine uygun olmayan bir işte çalıştırılmakla birlikte çalışma alanına yakın yerden geçen nehirden kaynaklı boğulma riskinin yeterince değerlendirilmemiş olduğu ve özellikle genç ve çocuk işçiler için salt tabela asmak suretiyle ikazda bulunmanın sorumluluktan kurtulmak için yeterli olmayacağı bu nedenle daha farklı tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğu; Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik'de yaş itibariyle çalışabileceği işler arasında sayılmaması ile birlikte tatil günü çocuk işçilerin çalıştırılmaması gerekirken çalıştırılmış olması ayrıca işçilerin iş sağlığı ve güvenliği hususunda yeterince eğitilmemiş ve bu konuda denetlenmemiş olmaları sebepleriyle şirket sahibi sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca mahkumiyetine, sanık ...'in ...'de sulama şefi olarak görev yaptığı ancak olay tarihinde izinli olduğu ve olay anında evinde olması sebebiyle olayla ilgili şahsi kusurunun bulunmadığı kabul edilerek CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın ... bünyesinde güvenlik görevlisi olduğu ve olay tarihinde bayram tatili olması nedeniyle tek güvenlik görevlisi olarak bulunduğu, sanığın görevinin ... arazisinde güvenlik sağlanması, kurum mallarına ve arazisine yönelik olaylarda ve asayiş ile ilgili durumlarda müdahale etmek olarak değerlendirilmesi gerektiği somut olayla ilgili olayı engellemeye yönelik veya kurtarmaya yönelik bir görev tanımının olmadığı gibi bu konuda eğitiminin de olmadığı kaldı ki aldırılan heyet raporunda da sanık hakkındaki değerlendirme de görev tanımının işçileri ... arazisine almaya yetkili olup olmadığı yönünde yapıldığı, sanığın kusurlu sayılmasına yönelik tüm şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın ... Ltd.Şti'nde işçi olduğu, şirketten aldığı vekaletname ile şirketin ...'daki işlerini yürüttüğü bu kapsamda sanığın beyanında belirttiği şekilde şoförlük ve yemek dağıtma işi ile ilgilendiği, hangi işçinin ne pozisyonda çalıştığını veya sigortalı olup olmadığını veya yaşını bilebilecek durumda olmadığını söylemesine karşın sanığın kusur oranlarının belirlenmesi için aldırılan heyet raporunda da belirtildiği gibi işçileri işyerine götürüp çalıştıran kişi olduğuna ve görev tanımlarının belirlediğine ve bu işlemleri yapmasından dolayı kusurunun olup olmadığına dair aldırılan raporda da bu hususun seçenekli olarak belirtildiği ve bu şekilde sanığın kusurlu sayılmasına yönelik tüm şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilemediğinden sanığın CMK'nın 223/2-e uyarınca beraatine beraatine dair kararın sanık ... müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2020 tarihli kararıyla;
"...Ölenler ...’nin babası olan katılan ...’nin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği 27.08.2013 tarihli ifadesinde kızları ... ve ...’nın olay günü ...’e bağlı bir firmada fıstık sulama işinde çalıştığını beyan ettiği, işletme ile şirket arasında yapılan sözleşme ekindeki ihale şartmanesinin teknik kısmında yapılacak işlerin niteliği belirlenirken ekili araziler arasında fıstık ekili bir araziden bahsedilmediği, işletme ile taşeron şirket arasındaki sözleşmenin geçerlilik süresinin 10.08.2013 tarihinde dolmuş olduğu ve sanıklardan ...’in de ölen işçilerden ...’nin işletmede çalıştığını kabul etmekle beraber olay günü kuzeni olan ... ile birlikte boşta olmaları sebebiyle ...’den tarla kiralayarak fıstık ekimi yapan ... tarafından işletilen 12/B numaralı parselde çalıştığı sırada olayın meydana geldiğini iddia etmesi karşısında; öncelikle ölenlerin ... bünyesinde taşeron firma eliyle olay günü çalışıp çalışmadıklarının tespit edilmesi gerekmekte olup buna yönelik olarak olay gününe ilişkin ... tarım arazilerinde yapılacak işler ile çalışma yapılacak araziler ve bu arazilerde görevlendirilecek kişilere ilişkin bir görevlendirme evrakı olup olmadığının araştırılması, ölenlerin taşeron şirket aracılığıyla ... tarafından işletilmekte olan arazilerde olay günü işçi olarak çalıştırıldıklarının tespit edilmesi halinde ise;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan Çocuk ve Genç işçilerin Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar hakkında yönetmelik uyarınca 13 yaşında olan ...’nın çalıştırılmasının yaşı nedeniyle mümkün olmadığı, ölen ...’nin ise 15 yaşında olması sebebiyle yalnızca yönetmelik ekinde gösterilen listede yer alan işlerden birinde çaıştıralabileceği dikkate alındığında, ölen ...’ye ait iş akti ile işçi dosyası getirtilerek çalıştırıldığı iş kolunun belirlenerek çalıştırılabilecek iş kollarından olup olmadığının tespit edilmesi; kaldı ki aynı yönetmeliğin 8. maddesinde de çocuk ve genç işçilerin resmi tatillerde ve genel tatil günlerinde çalıştırılmasının yasak olduğunun hüküm altına alınmış olduğu ve olay gününün genel tatil günü olan pazar günü olması sebebiyle çalıştırılmalarının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında; bu işçileri çalıştırılan şirket ile çalıştırılmasına göz yuman işletme müdürlüğünün yetkililerinin bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, yine olay günü işçilerin başında olan gerekli iş koordinesini sağlayan, işçileri iş sahasından ayrılmamaları hususunda denetleyen bir görevlinin olup olmadığının tespit edilebilmesi amacıyla işletmeye ait personel şemasının da getirtilerek bu görevlilerin saptanması ile kusuru bulunduğu anlaşılan başka yetkililer bulunması halinde ilgili şahıs veya şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunularak, haklarında iddianame tanzim edilmesi halinde dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde ise soruşturma evrakının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak gerekmesi halinde mahkemece kusur durumunun belirlenmesine esas olmak üzere yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda;
...'in tarım işçilikleri hizmet alım ihalesi sonucunda götürü işçiliklerin ... Ltd. Şti tarafından üstlenildiği, yüklenici firma adına adı geçen şirket adına yapılacak işler için işçi temin etmek ve işçi çalıştırmak için ...'ın kendilerine vekaletname ibraz etmesi neticesinde ... ... İşletmesinden işçi giriş çıkışları, işçi temini ve işçiler arasında iş dağılımını yapmak üzere adı geçenin görevlendirildiğinin belirtildiği, .... Noterliğince onaylanan 08/08/2012 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşme ile ... ile ... şirketi arasında iki tip hizmet alımının söz konusu olduğu, vasıflı işçilikleri içeren yevmiyeli, nitelikli işçiliklerin puantaj kayıtlarının ... tarafından tutulduğu, bu çalışanların kurumun denetiminde olduğu, götürü işçilik şeklinde tanımlanan vasıfsız işçilik içeren hizmetleri ise yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, sözleşme döneminin 10/08/2012 - 10/08/2013 olarak belirlendiği, 11/08/2013 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle ihale makamının sözleşmenin bittiği definde bulunmaması nedeni ile idarenin zımni kabulü olduğundan sözleşmenin 6.2 maddesi gereğince 3 ay süreyle sözleşmenin uzadığının anlaşıldığı, ...'in 01/07/2013 tarihinden itibaren ... şirketi çalışanı olduğu ve yaşamını yitirdiği gün işyerinde çalışmakta olduğu, vasıfsız işçi olması nedeni ile ... şirketi gözetimi ve denetiminde çalıştığı, ...'in yaşı gereği çalıştırılmasına mevzuatın izin vermemesi nedeni ile sigortalılık bildiriminin bulunmadığı, ancak ablasının normal biçimde ikisinin öğle tatilinde yanına gelerek nehre gireceklerini söyledikleri beyanından işyerinde çalıştığının anlaşıldığı ve işveren vekili ...'ın ifadesinde birkaç kez ...'in ... işletmesinde gördüğü ikrarından ...'in de olay günü ... şirketi çalışanı olduğu ve o gün için sigortalı kabul edilmesi gerektiği, vasıfsız çalışan olduğundan ... şirketi çalışanı olduğu, söz konusu arazinin 1000 dönüm olduğu, ... nehrine komşu olduğu, tehlike arz ettiği, nehir ile çalışma arasında dikenli tel gibi bir engelin bulunmadığı, çalışanların nehre yaklaşmalarını engelleyecek uyarı yapacak bir eleman görevlendirilmediği, çalışanların riskler konusunda uyarılmadığı ve eğitime tabi tutulmadığı, yalnızca nehre komşu olan işyerinde nehre girilmesi yasaktır şeklinde bir tabeladan ibaret güvenlik önleminin yetersiz olması sonucunda maktüllerin yaşamlarını yitirdikleri anlaşılmıştır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği kanunundan ve iş kanunundan kaynaklanan denetim ve gözetim görevini yerine getiremediği, ...'nın 13 yaşında iken sigortasız çalıştırıldığı, üstelik tarım gibi ağır bir işte çalıştırıldığı ve kazayı önlemek adına herhangi bir tedbir alınmadığı, çocuk ve genç işçilerin usul ve esasları hakkındaki yönetmeliğe aykırı olarak aşırı sıcak işyerinde çocuk işçilerin çalıştırıldığı, Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığı, şartnamede yer alan detaylardan sözleşmenin anahtar teslim sözleşme niteliği taşıdığı, ihale makamının şartnamede yer alan hükümler gereği sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle ... işletmesi ve çalışanlarının sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
... de ihale suretiyle 2012-2013 yılı çalışma döneminde tarım işçiliği işini yüklenen ... şirketinin işveren niteliği taşıdığı, ...'in işveren olarak olayda asli kusurlu olduğu, ... Noterliğinin 21/01/2013 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesine istinaden işçi temin etmeye ve işçi çalıştırmaya yetkili kılınan ...'ın işveren vekili olduğu ve bu sıfatı nedeni ile asli kusurlu olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede ... isimli şahsın işçilerin çavuşu olarak işyerinde bulunduğunun anlaşıldığı, işçilerin çavuş olarak adlandırılan kişinin yönetim ve denetiminde bulundukları, kimin nerede çalışacağına ve nasıl çalışacağına çavuşun yönlendirmesi ile karar verildiği, bu nedenle söz konusu olayda çavuşluk yapan ...'ın da asli kusurlu olduğu anlaşılmakla sanıklar ... ve ...'ın taksirle ölüme sebebiyet vermeden mahkumiyetlerine karar verilmiş, hakkında dava açılmamış olan çavuşluk görevi yapan ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, meydana gelen olayda ... çalışanları ... ve ...'ın herhangi bir kusuru bulunmaması nedeni ile beraatlerine karar verilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A-Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların kusurunun bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddine, ancak;
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında sanıkların kusuru bulunmadığından beraatlerine karar verildiği belirtildiği halde hüküm kısmında sanık ...'in CMK'nın 223/2-b uyarınca, sanık ...'ın CMK'nın 223/2-e uyarınca beraatlerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle .... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "A-1" nolu bendi çıkarılarak yerine "sanık ...'in kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine" ibaresinin yazılması, hükmün "B-1" bendi çıkarılarak yerine " "sanık ...'in kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, oybirliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... ve ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Katılanlar Vekilinin ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, .... Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.