"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/33 E., 2024/32 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 eşit taksit halinde tahsiline, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle neticeten 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle neticeten 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin olay tarihinde bayram izninde olması nedeniyle olayla illiyet bağının bulunmadığına, bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunduğuna, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin kazadan 10 gün önce işletmeden sorumlu olarak çalışmaya bayladığı, 5 gününün bayram tatiline denk geldiği, kazadan kendisinin sorumlu tutamayacağı, kusurunun bulunmadığı, olayda bilinçli taksir hükümlerinin oluşmadığına ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Manisa ili, Soma ilçesi, ... köyünde, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğüne ait ... ruhsat numaralı sahada faaliyet gösteren ... Madencilik Enerji Sağlık Turizm İnşaat Makine Mühendislik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, ... Yeraltı Kömür İşletmesi isimli iş yerinde, 20/10/2013 günü saat 05:45 sıralarında +140/+160 kotları arasında eski imalat topuğunda çıkan yangın sonucu yeraltında şalterci olarak çalışan ...'nün, Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından tanzim edilen 05/11/2013 tarihli otopsi raporuna göre; karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğü olayda, maden Mühendisi tarafından tanzim edilen 04/11/2013 tarihli bilirkişi raporunda: ocağın iş vereni olan sanık ...'ın, ocak içerisinde çalışan işçilere karbonmonoksit ferdi maskesini temin etmemesi ve iş yerinde A sınıfı iş güvenliği uzmanı bulundurmaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, işletme müdürü olan sanık ... ile Emniyet Başmühendisi ...'nın, eski imalat barajlarının usulüne uygun sızdırmaz biçimde kapatılmasını sağlamamaları ve ocak içerisinde maskesiz işçi çalıştırılması sebebiyle tali kusurlu olduğu, ölen işçinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, inşaat Mühendisi, Maden Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı tarafından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 24/03/2014 tarihli raporda; yeraltı linyit kömür ocağında otomatik alarmlı gaz ölçüm sisteminin çalışır duruma getirilmesi ve yer altında çalışan işçilere karbonmonoksit maskesinin verilmesi ile kullanılmasının sağlanmaması, ocakta düzenli gaz ölçümünün yapılmaması, A sınıfı iş güvenliği uzmanı çalıştırmaması, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini yerine getirilecek organizasyonun oluşturarak yapılmamasını sağlanmaması, yeraltındaki elektrik cihaz ve sistemlerinin eksproof özellikte olmaması sebebiyle ... Madencilik Enerji Sağlık Turizm İnşaat Makine Mühendislik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin genel müdürü iş veren vekili olan sanık ...'ın, 1.derecede asli kusurlu olduğu, işletme müdürü olan sanık ... ile emniyet başmühendis olan sanık ...'nın, 2.derecede asli kusurlu oldukları, ölen işçinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, makine mühendisi, maden mühendisi ve iş güvenliği uzmanı tarafından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 24/04/2015 tarihli raporda; yer altı linyit kömür ocağında otomatik alarmlı gaz ölçüm sisteminin çalışır duruma getirilmesi ve çalışanlara karbonmonoksit maskesinin verilmesi ile kullanılmasının sağlanmaması, ocak içerisinde düzenli gaz ölçümünün yapılmaması, iş yerinde A sınıfı iş güvenliği uzmanının çalıştırılmaması, ölen işçiye iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile mesleki eğitimin verilmemesi, ocak havalandırmasının aşağıdan yukarıya emişli vantilatörle yapılmaması sebebiyle ... Madencilik Enerji Sağlık Turizm İnşaat Makine Mühendislik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin genel müdürü iş veren vekili olan sanık ..., işletme müdürü olan sanık ... ve emniyet başmühendis olan sanık ...'nın, asli kusurlu oldukları, ölen işçinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, üç kişilik uzman bilirkişilerce düzenlenen raporların daha ayrıntılı olarak ve ortak mutabaka varılarak hazırlandığından, bir tane maden mühendisi tarafından düzenlenen 04/11/2013 tarihli bilirkişi raporundan ziyade, karar verilirken 24/03/2014 tarihli, ve 24/04/2015 tarihli bilirkişi raporları dikkate alınarak, hazırlanan bu iki raporda sanıklar için benzer şekil kusur atfedildiği, 24/03/20 14... /04/2015 tarihli düzenlenen raporun, somut olaydaki hususları ayrıntılı bir şekilde irdelediği, taraflara atfedilen kusur oranlarının gerekçelendirildiği ve analiz edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre daha kapsamlı ve itibar edilebilir nitelikte olduğu, ortaya konan gerekçeler karşısında taraflara atfedilen kusurlar konusunda giderilmesi gereken bir çelişkinin de bulunmadığı sonucuna varılarak sanık ... Yönünden yapılan yargılama neticesinde, 1.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4, 6 ve 17. maddeleri gereğince işverenin çalışanların eğitimi ile ilgili her türlü tedbiri almakla ve iş güvenli uzmanı çalıştırmakla yükümlü kılındığı, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmeliğin 6. maddesinde çalışanların işe başlamadan önce 32 saat mesleki eğitim almalarının zorunlu olduğu ve yine Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. ve 11. maddelerinde yılda en az bir defa 16 saatten az olmamak üzere tekrar eğitim alacakları ile 19/09/2013 tarihli ve 28770 sayılı Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 10/12 maddesi gereğince grizulu ve yangına elverişli kömürlü damarlarının bulunduğu ocaklarda, tüm çalışanların tüm çalışma süresince karbonmonoksit maskesi taşıyacağını ve gerektiğinde kullanılacağının düzenlendiği; kazaya sebebiyet veren işin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26/12/2012 tarihinde çıkarılan İşyeri Tehlikeli Sınıfları Tebliğine göre çok tehlikeli sınıfta yer aldığı ve çalışanların işe başlamadan iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile mesleki eğitim almalarının zorunlu olduğu ancak iş veren vekili konumunda olan ve çalışanlara iş hakkında eğitim verilmesi ve çalışanın iş güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunan sanık ...'ın bu hususlara riayet etmeyerek, iş yerinde iş güvenliği uzmanı çalıştırmaması ile ölen işçiyi iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldırmaksızın işe başlatılıp çalıştırılması ve ölen işçiye karbonmonoksit maskesinin verilmemesi sebebiyle birden fazla yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle koşulları oluşan bilinçli taksir hükümlerinden sorumlu tutulmasına, sanık ... Yönünden yapılan yargılama neticesinde; 1.19/09/2013 tarihli ve 28770 sayılı Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 5/4. maddesinde yangınla hızlı ve etkili mücadele için gerekli tertibatların hazırlanacağı, işyerleri uygun yangın söndürme ekipmanları ve gereken hallerde yangın detektörleri ve alarm sistemleri ile donatılacağı, eski imalat ve panolardaki kalıcı bekleme barajları hava sızdırmaz şekilde kurulacağının düzenlendiği; baş mühendis olan sanığın beyanına istinaden asıl görevinin yangınla mücadele olduğu ancak kazanın meydana geldiği kömür ocağında otomatik alarm gaz ölçüm sistemin çalışır durumda olmaması ve eski imalat barajının hava sızdırmaz olarak yapılmaması sebebiyle birden fazla yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle koşulları oluşan bilinçli taksir hükümlerinden sorumlu tutulmasına, sanıklar aleyhine temyiz başvurusu bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oybirliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.