"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/1208 E., 2024/91 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve elkoyma nedeniyle 850.000,00 TL maddi ve 800.000,00 TL manevi tazminatın zararın doğduğu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 48,36 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 53,43 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacının elkoyma ile ilgili talepleri hakkında mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince davacının elkoyma ile ilgiliri talepleri bakımından tazminat koşullarının oluşmadığı kabulü ile 53,43 TL maddi, 300,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ve elkoyma bakımından tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/160620 Soruşturma – 2018/38571 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının dolandırıcılık suçundan 29.01.2018 - 30.01.2018 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı ve davacıya ait cep telefonu ve sim kartına, bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkonulduğu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında 08.05.2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı ve elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen.... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." şeklindeki düzenlemeye göre kişilerin uğramış olduğu zararı Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda davacının 31.01.2018 tarihinde elkonulan hesabında bulunan 3.180.725,74 Türk Lirası, 15.712,90 XAU ve 2.097.998,34 Ruble'nin elkoymanın kaldırılması sonrasında ne kadar olarak iade edildiği, ayrıca söz konusu hesaba yönelik faiz işletilip işletilmediği hususu araştırılıp, bu şekilde davacının elkoyma nedeniyle ne kadar zararının oluştuğu tespit edilerek, elkonulan paraya faiz işletilmemiş ise; uygulanacak yasal faizin maddi tazminat kapsamından davacıyla ödenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi ,
2. Hüküm duruşmasında hazır bulunduğu anlaşılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.