"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/100 E., 2021/898 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/1,3-a, 87/2-b, 87/son, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince talebin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 89/1,89/3-b,22/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ...’in, mağduru kasten ittirdiği, eylemi ve neticeyi bilerek ve isteyerek atılı suçu gerçekleştirdiği, bu nedenle eylemine uyan üstsoya karşı kasten nitelikli yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 86/3-a, 87/2-b-son, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek sanığın TCK'nın 89/1, 89/3-b, 22/3, 62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi ûsul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına,fazla ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mağdur ...'in sanığın babaannesi olduğu, sanığın mağdur ve babası ile uzun süredir küs olup görüşmedikleri, olay tarihinden kısa bir süre önce sanığın annesinin vefat ettiği, olay gecesi de babaannesi ve onunla birlikte yaşayan babası görüşmek üzere babaannesi ve babasının yaşadığı eve yanında arkadaşı olan dosya tanığı ... ile birlikte alkollü vaziyette gittikleri, burada sanığın küfür edip tartıştığı ve mağdur babaanesini iterek düşürdüğü, mağdurun alınan doktor raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 5. derece kemik kırığı oluşturacak nitelikte yaralandığı, ayrıca duyu organ yönünden alınan raporda da mevcut yaralanmasının sol ekstremitede %50 'nin üzerinde kısıtlılığa neden olduğundan bunun duyularından veya organlarından birinin sürekli yitirilmesine neden olduğunun belirtildiği, buna göre sanığın üzerine atılı üstsoyuna yönelik kasten nitelikli yaralama suçunu işlediği değerlendirilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada sanık ...'in 23.08.2019 tarihinde, gece yarısını geçtikten sonra yanında birden fazla arkadaşı ile birlikte alkollü bir şekilde, mağdur ...'in tanık ... ile birlikte yaşadığı eve gelerek, sinkaflı hakaretlerde bulunup eve girdikten sonra da uygunsuz söz ve davranışlarını sürdürdüğü, bunun üzerine, kendisine karşılık veren ve suç tarihi itibariyle 75 yaşını doldurmak üzere olan babaannesi ...'i ittirerek düşmesine sebep olduğu, aşırı alkollü sanığın daha önceden tanıdığı ve yaşlı olduğunu bildiği babaannesini ittirmesine bağlı olarak, mağdurun düşmesi sonucu amaçlamadığı beklenmedik neticelerin ortaya çıkabileceğini öngörebilecek durumda olduğu bu nedenle; Yargıtay 3. Ceza Dairesi ile 1. Ceza Dairesi ve 12. Ceza Dairesinin ictihatları ışığında, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kalan ittirme eylemi nedenle ortaya çıkan ağır neticeden kasten hareket ettiğinin kabulü mümkün olmasa da, sanığın amaçladığından daha farklı ağır sonuçlar doğuran eylemi nedeniyle TCK'nın 23/1, 86/2 maddeleri yollamasıyla, bilinçli taksir altında nitelikli yaralanma olarak değerlendirilmesi gerekip, şahsi şikâyete bağlı olmayan, TCK 89/1, 89/3-b, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; sanığın, alkollü vaziyette yanında tanık ...olduğu halde babasının evine gece saatlerinde gittiği, sanığın evin dışından babasına ve babaannesine yönelik sinkaflı küfürler ettiği, bunun üzerine sanığın babası ... ile babaannesi mağdur ...’in evin önüne çıktıkları, sanıkla sözlü tartışmaya başladıkları, yaşanan itiş kakış sırasında sanığın mağduru ittirdiği ve mağdurun düşmesi sonucu mağdurun sol uyluk boynunda parçalı kırığa neden olacak, sol kalça eklemi ile sol alt ekstremitede %50'nin üzerinde kısıtlılık sebebiyle duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın mağduru kasten ittirdiği, eylemi ve neticeyi bilerek ve isteyerek atılı suçu gerçekleştirdiği, eylemine uyan üstsoya karşı kasten nitelikli yaralama suçundan cezalandırılmasına dair İlk Derece Mahkemesi kararında bu yönden isabetsizlik bulunmadığı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2.maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.
######