"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1939 E., 2024/39 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/4, TCK 62, 51 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62, 52, 51 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 200 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; erteleme koşullarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sit alanına zarar verilmediğine, suça konu işlemin ruhsat gerektirmeyen basit tamirat ve tadilat işlemi olduğuna, sanığın mevcut duvarı toprak kaymasını engellemek amacıyla güçlendirdiğine, suç işleme kastının olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.01.2020 tarihinde Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan devriye faaliyeti esnasında sanık ... ...'nin ... Mahallesinde yazlık olarak kullandıkları evin bahçesinin yol seviyesinden yüksek olması ve bahçede bulunan çam ağaçlarının daha fazla zarar görmemesi, toprağın yola kaymaması için ... ada, 40 parsel tapulu bahçesinin çevresine izinsiz taş duvar ördüğünün görüldüğü, örülen taş duvarın .... Derece Arkeolojik sit sınırları içerisinde olduğunun tespit edildiği, sanık alınan savunmasında, kendisine ait olan tapulu evinin bahçesinin yol seviyesinden yüksek olmasından dolayı yolun kenarında bulunan ağaçların devrilmemesi ve toprağın daha fazla yola kaymaması için 19.01.2020 tarihinde duvarını yaptırmaya başladığını, müze müdürlüğünden gelen görevlilerin yapmış oldukları tadilatın suç olduğunu söylediklerini, söz konusu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini beyan ettiği, ... Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce tanzim edilen raporda ve arkeolog bilirkişinin mahkememize ibraz etmiş olduğu raporda Denizli ili ... Mahallesi ... ada, 40 parselde bulunan ve ... Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 07.04.2017 tarih ve 6411 sayılı kararıyla sit sınırları son şeklini alan .... Derece Arkeolojik sit sınırları içerisinde kaldığının, yapılan uygulamalara ilişkin herhangi bir izin veya başvurunun yapılmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesinde düzenlenen taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve sit alanlarında 3194 sayılı İmar Kanunun 21. maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratları kültür varlıkları yönünden bünyesinde koruma uygulama ve denetim büroları kurulmuş yerlerde yetkili idarelerden, koruma uygulama ve denetim büroları kurulmamış yerlerde koruma bölge kurulu müdürlüklerinden tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden ise çevre ve şehircilik il müdürlüklerinden izin almaksızın ya da izne aykırı olarak yapanlar veya yaptıranlar eylemi kapsamında kaldığı, sanığa 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği, sanığın malik olduğu taşınmaz üzerinde herhangi bir yerden izin almaksızın II. derecede arkeolojik sit sınırları içerisinde kalan taşınmaz üzerinde bahçesinin çevresine izinsiz taş duvar örmek suretiyle 2863 sayılı Kanunun 65/4'te düzenlenen suçu işlediği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; İkrar içeren sanık savunmaları, kolluk tutanakları, ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve keşif sonucunda alınan bilirkişi raporları ile diğer bilgi ve deliller birlikte nazara alındığında, suç tarihinde ... tarafından yapılan devriye faaliyeti esnasında sanığın ... mahallesinde yazlık olarak kullandıkları evin bahçesinin çevresine ücretsiz taş duvar ördüğünün tespit edildiği, sanığın taş duvarı kendisinin yaptığını kabul ettiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu yerin II. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğu ve sanığın eyleminin fiziki ve inşai müdahale niteliğinde olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, 07.09.2016 tarihinden sonra sit alanlarına yapılan fiziki ve inşai müdahalelerin 2863 sayılı Kanunun 65/4 madde ve fıkrası kapsamında değil 65/1 madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kanun 65/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.