"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1185 E. 2023/2228 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli, 2021/2 46... /491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli, 2022/3 42... /1660 Karar sayılı kararı ile: "
Sanık hakkında düzenlenen Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2021 tarih, 2021/10303 esas sayılı iddianamesiyle; sanığın kazı yaptığı sırada suça konu objeyi bulduğu iddiasıyla 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verildiği, hükme karşı katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Ceza usul hukukunda, re'sen araştırma ilkesi ve vicdani delil sistemi geçerli olup, amacın maddi gerçeğe ulaşmak olduğu, maddi gerçeğin, hukuka uygun elde edilen her türlü delille ispatlanabileceği, Anayasamıza göre, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kullanılamayacağı (m.38/6), Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, yüklenen suçun, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan delillerle ispat edilebileceği (m. 217/2), kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı (m.206/2-a), keza CMK'nın 289/1-i maddesine göre, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması halinin, hukuka kesin aykırılık hali olarak kabul edildiği,
Öte yandan; ceza yargılamasında bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaasına ilişkin CMK'nın 62, 63... . maddelerine göre; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulabileceği, ancak bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle, bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bu kapsamda olmak üzere;
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan evinin bahçesinde yaptığı kazıda 1*1 m ebadında, 400 kg ağırlığında beyaz renkli, mermerden yapılmış üstünde bezemelerin olduğu sütun bulduğu, sanığın bulduğu bu objeyi instgram hesabında yayınlaması üzerine kolluğa ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine kolluğun adli arama kararına istinaden sanığın evinin bahçesinde yaptığı araştırmada toprağa gömülü olarak objenin ele geçirildiği, 05/01/2020 tarihli ... Müdürlüğünce düzenlenen raporda sanığın bahçesinde bulunan objenin korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğunu belirttikleri, yargılama konusu suçun unsurlarının tayin ve tespiti için, ilk derece mahkemesince bilirkişi mütalaasına ihtiyaç duyulduğu, bu amaçla keşif yapılarak bilirkişilerden rapor alındığı, keşfe katılan inşaat, fen ve Jeoloji bilirkişilerinin birlikte tanzim ettikleri rapor esas alınarak sanığın beraatine karar verildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişiler raporunun yetersiz olduğu, zira sanık tarafından izinsiz kazı yapma ve bu kazı neticesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar verilmesi halinde 2863 sayılı Kanunun 65/1-1 cümle ve 74/1-1 cümlesinde düzenlenen her iki suçunda oluşacağı, ancak TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralları gereğince 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesinde düzenlenen yaptırımın daha ağır olması hususu dikkate alındığında, anılan madde uyarınca uygulama yapılacağı, zarar suçunun gerçekleşmemesi veya kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanun gereğince korunması gerekli yerlerden olmaması halinde eylem nedeniyle 74/1-2. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince öncelikle; yeniden konusunda uzman arkeolog ve sanat tarihi bilirkişisinden rapor alarak, suça konu (kazı yapılan) yerde, kazı sırasında tescilli veya 2863 sayılı Kanuna göre korunması gerekli taşınır (sanığın bulduğu obje üzerinde) ya da taşınmaz kültür varlığına zarar verilip verilmediği hususlarının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, zarar verilmiş ise 03/05/2021 tarihli iddianamede kültür varlığına zarar verildiğinden söz edilmemesi karşısında sanık hakkında kültür ve tabiat varlıklarına zarar verme suçu ile ilgili suç duyurusunda bulunulup, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesine karar verilip anılan suç yönünden sanığın savunması tespit edildikten sonra TCK’nın 44/1. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak, sanığın su depolamak için kazı yaptığı gerekçesiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması CMK'nın 289/1-i maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hali oluşturup, anılan hukuka aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirdiği,
Kabule göre de;
ı-Mahkemece sanığın su deposu yapmak için kazı yaptığına dair savunmasının doğruluğunu tespit edebilmek için inşaat bilirkişisinden objenin bulunduğu yerin, yapılan kazının su deposu yapmaya elverişli olup olmadığı hususunda ek rapor aldırılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
ıı-2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi tüm taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca ... Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suça konu kültür varlığının akıbeti konusunda karar verilmemesi,
Hukuka aykırı olup, bu itibarla istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-i ve 280/1-e maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası mahkemece suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.01.2023 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası Adana 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/20 Esas numarasını alarak asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.Adana 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarih, 2022/559 Esas, 2023/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
5.Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince duruşma açılarak, 13.12.2023 tarihli, 2023/1185 E. 2023/2228 K. sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1. cümle, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2024 tarih, ... nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kastının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan evinin bahçesinde yaptığı kazıda 1*1 m. ebadında, 400 kg ağırlığında beyaz renkli, mermerden yapılmış üstünde bezemeler olan sütun bulduğu, sanığın bulduğu bu objeyi instagram hesabında yayınlaması üzerine kolluğa ihbarda bulunulduğu, ihbardan sonra yapılan aramada, sanığın evinin bahçesinde yaptığı kazıda bulduğu ve sonradan üzerini toprakla kapattığı kültür varlığı objenin ele geçirildiği, 05/01/2020 tarihli ... Müdürlüğünce düzenlenen raporda sanığın bahçesinde bulunan objenin korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu, fen, sanat ve arkeolog bilirkişilerinin 12/01/2023 tarihinde birlikte düzenledikleri rapora göre ise; sanığın eylemi neticesinde sit alanının doğal dokusunda ve bütünlüğünde geri döndürülemez zarar oluştuğunun anlaşıldığı, böylelikle sanığın eylemi neticesinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 65/1. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince, yapılan yargılama sonunda sanığın kast derecesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de; sanığın izinsiz kazı yaptığı, bu kazı neticesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar verdiği, kazı yaptığı yerin sit alanı olduğunu bildiği, savunmasında yağmur sularını evine ve ahırına zarar vermeyecek şekilde drenajını yapmak için çukur kazdığını beyan etmiş ise de, inşaat bilirkişisinin 29/09/2022 tarihinde düzenlediği rapora göre, yağan yağmur sularının, sanığın savunmasının aksine parselde toplanmasının arazinin topografik yapısı ve arazinin küçüklüğü nedeniyle mümkün olmadığı yönündeki tespiti karşısında ilk derece mahkemesinin beraat gerekçesinin yerinde görülmediği, açıklanan gerekçeyle; ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılmasına, sanığın eylemi neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/1-1 cümle ve 74/1-1 cümlesinde düzenlenen her iki suçunda oluşacağı, ancak TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralları gereğince sanığın 65/1-1 cümlesinde düzenlenen kültür ve tabiat varlıklarına zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin tayin olunan cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması sebebiyle, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.