"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/223 E., 2023/1034 K.
SUÇ : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 277/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından ve eylem kanunda suç olarak tanımlanmadığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın, iddianameye konu edilen ve mahkeme hâkimini etkileme girişimi olarak değerlendirilen; ''nafaka miktarının az ve yetersiz olduğu, taleplerinin değerlendirmeye alınmadığı, verilen nafakanın akıllara, vicdanlara ziyan, skandaldan öte bir karar olduğu, verilen nafakayı davalıların avukatı verse daha mantıklı ve vicdanlı olacağı, -bu mektubu okuduğunuzda dudaklarınızı ısırmazsanız, bu işi erken bırakın,- bu yazının benzeri bir dilekçeyi Hakimler Yüksek Kuruluna da gönderileceği” biçimindeki sözlerinin davada lehe sonuç doğuracak daha fazla nafaka belirlenmesine yönelik bir karar vermesi için yargı görevi yapan müşteki hakimi hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs niteliğinde olduğu, tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle istinaf ceza dairesince CMK 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın annesinin davacı iki kardeşinin davalı olduğu yardım nafakası konulu dava dosyasının hakimi olan müştekiye göndermiş olduğu mektup içeriği ile "...söz konusu nafaka davasında verilen duruşma günlerine karşı akıl ve izandan uzak bulduğu, hakimin vereceği kararın 2 satırdan ibaret olduğu, hakimin takdir ettiği tedbir nafakasını az bulması sebebiyle bu hususta karşı tarafın avukatı olsa daha iyi bir miktar hükmetmesi gerektiğini... benzer bir dilekçeyi HSK'ya da göndereceği..." ifadelerine yer vererek derdest bir yargılamada annesi davacı lehine karar verilmesi yönünde baskı oluşturmaya çalışmak olarak değerlendirilen eylemi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 277/1. maddesindeki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak "...sanığın mektubu serzenişlerini dile getirmek amacı ile yazdığına dair savunması ile sanık tarafından yazılan mektubun, bütünlüğü, amacı ve gerçekleştirildiği zaman birlikte gözetildiğinde kullanılan ifadeler nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde ise de, mahkeme hâkiminin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı da içermediği, yazıda baskı kurma, nüfuz oluşturma iradesinin de bulunmadığı, bu bağlamda suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığa yüklenen suç açısından sanığın kast veya taksirinin bulunmadığının belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Düziçi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.