"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2022/995 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4 yollamasıyla 50/1-a, 52, 52/4 maddeleri gereğince 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2019/5750 Esas, 2020/6411 Karar sayılı ilâmıyla, kusur yönünden maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, iki sanık hakkındaki dosyaların birleştirilerek yeniden rapor alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taksirle öldürme suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4 yollamasıyla 50/1-a, 52, 52/4 maddeleri gereğince 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kendisi hakkında daha önce bozma kararı verilen sanık ...'ın hapis cezası infazının ilk hüküm üzerinden yapılacağı eklenmesi suretiyle düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın temyiz isteği, kendisinin ceza miktarının diğer sanıkla aynı olması gerektiğine, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'nun sorumlu müdürlüğünü yaptığı ... Tarım Ürünleri Otomativ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin işveren, sanık ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu ...'in ise taşeron konumunda bulunduğu ve ürün ve malzeme tedariğinin işveren, işçilik ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin ise taşeron firma tarafından sağlanacağı sözleşme gereği, işverene ait çeltik fabrikasının bir bölümünde bulunan beton zemin üzerine yaklaşık 1000 m² temelsiz açık garaj sundurma işinin yürütülmesi sırasında taşeron işçisi ...‘ın kaynak makinesiyle çalışırken, iskele üzerinde elektrik akımına kapılarak düşmesi ile 17.10.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu ölmesine neden olduğu olayda; mahkemece asli kusurlarıyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanıklar hakkında, ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarih, 2025/522 E., 2026/14 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, kazanılmış hak nedeniyle, infazın anılan ceza üzerinden yapılacağı yerine netice cezanın 12.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu hususta düzeltme öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.