"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/65 E., 2021/348 K.
SUÇ : Şantaj, müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 107/1-2. cümle, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunun 226/4, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/13277 Esas, 2020/21329 Karar sayılı kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanunun 107/1-2. cümle, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunun 226/4, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunun eksik olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın evlilik dışında birlikte olduğu katılan ile olan cinsel ilişki görüntülerini video kaydına aldığı ve bu kayıtları yaymakla korkuttuğu olayda sanık hakkında şantaj ve müstehcenlik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma kararı vermiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında şantaj ve müstehcenlik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A) Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hapis cezasının sanık hakkında Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanuıun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 5320 sayılı 8/1. madde ve fikrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanununun 322. maddesi uyarınca, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; 5237 sayılı Kanunun 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Dosya kapsamına göre, suç vasfının değişmesi ihtimali de göz önüne alınarak;
5237 sayılı Kanunun 226/4.. maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Dairemizin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda 5237 sayılı Kanunun 226/4. maddesi kapsamında kabul olunmayan cinsel birleşmelere ait görüntülerin bu kavram içerisinde değerlendirilemeyeceği de gözetilerek, öncelikle bu görüntülerde şiddet kullanılarak yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir görüntü bulunup bulunmadığına dair denetime elverişli olacak şekilde ek rapor aldırılması, raporun sonucuna göre de eğer bu nitelikte görüntüler bulunmuyorsa sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 226/1-d maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı Kanunun 226/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Gerekçeli karar başlığından "20.01.2014" olan suç tarihinin "15.01.2014" olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.