"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/22 E., 2021/156 K.
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında müstehcenlik suçundan Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 134/2, 31/3, 62... /1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 2 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.05.2019 tarihli ilâmı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı fiillerin 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu da oluşturduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 31/3, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı dikkate alınarak 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün olarak infazına karar verilmiş, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ilâmı ile “katılanlar maddi ve manevi tazminat haklarını saklı tuttuklarından suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 31/3, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı dikkate alınarak 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün olarak infazına ve cezanın miktarı itibarıyla yasal olanak bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri: Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanması gerektiğine, müstehcenlik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ayrıca suça sürüklenen çocuğun suça konu fotoğrafları üçüncü kişilere gönderdiğine ilişkin somut delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olan katılana ait müstehcen nitelikteki fotoğrafları arkadaşlarının bulunduğu Whatsapp grubuna göndererek müstehcenlik suçunu işlediği sabit görüldüğünden 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesi gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine, cezanın miktarı itibarıyla yasal olanak olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ayrıca önceki hükmün sadece suça sürüklenen çocuk lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle kazanılmış hak kuralı gereği hükmolunan cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak infaz edilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasının hukuka uygun olduğu zira; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrarlı kararları ile ortaya koyduğu üzere, önceki yanılgılı uygulama sonucunda kazanılmış hak nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde ikinci kez yararlandırılmasının, bir başka deyişle çifte atıfet yasağına aykırı şekilde hareket edilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarih ve 2025/522 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ilk hükmü ile suça sürüklenen çocuğun neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 29.05.2019 tarihli ve 2018/82 92... /6860 Karar sayılı ilâmıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesi yerine, infazın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak yapılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Aydın Çocuk Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün altıncı paragrafının çıkarılmasına, bu paragrafın yerine "5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi ile 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak kuralı nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl 2 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.