"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/369 E., 2016/27 K.
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 226/5, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı 5 yıl 10... gün hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri, suçun unsurlarının oluşmadığı, eksik soruşturma ile karar verildiği, kararın usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 226/5. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilen suç yönünden altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörüldüğü, Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın kovuşturma aşamasında müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanmasında, sanıkların savunmalarının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerekmektedir.
Sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafileri bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi tayin edilmesi gerektiği ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafiler hazır edilmeksizin sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1 ve 196/2. maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, aynı Kanun'un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
Açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri bu yönden yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.