"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/215 E., 2023/213 K.
SUÇ : Taksirle Öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin bir yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizce sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında kalması nedeniyle sanık hakkında verilen temel cezada TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gerekçesi ile sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak kararın bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemecce bozma ilamına uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 16... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca infazın 21.200,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına ve sürücü belgesinin bir yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, savunma hakkının kısıtlandığın ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışı, okul geçidi ve 50 km hız sınırlaması levhası bulunan, görüşü engelleyecek şekilde yoğun sisli, yol kaplaması üzerinde gizli buzlanma olan tek yönlü yolda önce sürücü ...'in idaresindeki otomobili, buzlu zeminde kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve yaya kaldırımına çarpması sonrasında kaldırım yanındaki boş araziye takla attığı; devamında ise aynı yönden arkadan gelen sanık ...’nın idaresindeki yolcu minibüsünü aynı şekilde kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımına çarptığı ve savrularak az önce kaza yaparak takla atan ... idaresindeki otomobile ve bu aracın etrafında yardım etmek amacıyla bulunan şahıslara çarpıp bir kısmını altına alarak sol yan kısmı üzerine devrildiği; akabinde sürücü ...’un idaresindeki otomobil ile direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yaya kaldırımına çarpması sonrasında savrularak, minibüse sol yan kesiminden temas ederek yaya kaldırımı üzerinde durması sonucu meydana gelen zincirleme kaza neticesinde bir kişinin ölümü ve iki kişinin nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, dört tekeri de kış lastiği olması gerekirken yalnızca iki tekeri kış lastiği olarak buzlu kaygan yolda seyretmesi nedeniyle bilinçli taksirle hareket eden sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.