"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1279 E., 2023/701 K.
SUÇLAR : Şantaj, hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan ve 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7 maddeleri uyarınca mükerrirliğine karar verilen sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince ikinci kez mükerrirlik uygulanması nedeniyle hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
Sanığın hakaret suçuna yönelik temyiz isteminin reddine dair ek kararın sanık tarafından temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 125/2-1-4, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirliğe, tehdit suçundan TCK'nın 106/1-2.cümle, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 30 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanık hakkında hakaret suçundan, TCK'nın 125/4, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerirliğe, şantaj suçundan, TCK'nın 107/2-1, 52/2, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerirliğe, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK'nın 136/1, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerirliğe karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; şantaj suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin basit tehdit suçunu oluşturduğuna, hakaret ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle fikri içtima hükümleri uyarınca hakaret suçundan ayrıca ceza verilmemesi gerektiğine, sanığın temyiz sebepleri; atılı suçları işlemediğine, sabıka kaydının bulunması nedeniyle savunmasına itibar edilmediğine, katılanın da kendisine hakaret ettiğine, katılanın da cezalandırılması gerektiğine, olayların karşılıklı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir dönem evinde yardımcı olarak çalışan katılanın evinden hırsızlık yaptığı iddiası ile şikâyetçi olduktan sonra, katılanın daha önce Facebook üzerinden yayınladığı resmi,......adlı Facebook hesabından "bu kadını yayalım bu kadın evlere temizliğe diye gidip hırsızlık yapıyor benim canım yandı sizlerin yanmasın" şeklindeki ifadeler ile paylaşıp, "aldıklarını getir yoksa seni rezil ederim, o işe gittiğin yerlere boy boy fotoğrafını asarım, sürüm sürüm sürüneceksin, utanmaz" şeklinde mesaj atan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 1 25... /1-2. cümlesindeki hakaret ve tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme sonunda, sanığın katılana ait kişisel veri kapsamındaki resmini katılanın rızası dışında hırsızlık yaptığı iddiası ile paylaşması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu ve aynı Kanun'nun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu, "aldıklarını getir yoksa seni rezil ederim, o işe gittiğin yerlere boy boy fotoğrafını asarım" şeklindeki mesaj içeriğinin de TCK'nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu kabul edilerek ve İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanık hakkında hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve şantaj suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyeti ile ikinci kez mükerrer olduğu belirlenerek sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme ve Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın katılanın daha önce Facebook üzerinden yayımladığı resmi,......adlı Facebook hesabından "bu kadını yayalım bu kadın evlere temizliğe diye gidip hırsızlık yapıyor benim canım yandı sizlerin yanmasın" şeklindeki ifadeler ile paylaşması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın, katılanın daha önce internet üzerinden paylaşmasından dolayı kişisel veri kapsamında olan resmini katılanın rızası dışında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması sebebiyle hukuka aykırı olarak paylaşması sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun ve katılanın hırsızlık yaptığının iddia edilmesinden dolayı katılanın onur şeref ve saygınlığının rencide edilmesi nedeniyle de aynı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun oluştuğu, TCK'nın 44/1. maddesindeki fikri içtima hükümleri uyarınca bir fiil ile birden fazla suç işleyen sanık hakkında daha ağır ceza gerektiren verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması ile yetinilmesi ve hakaret suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen hakaret suçundan yazılı şekilde ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma ilâmının gerekçesine göre... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.