Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2023/4021 E. 2026/326 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2671 E., 2023/283 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Katılan ... İletişim Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı, bu nedenle hakkında verilmiş katılma kararının kaldırılarak, temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.

Diğer Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; kan örneklerinin sanık ile uyumlu olduğuna, çelişkili beyanlarda bulunduklarına, eksik incelemeye, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; Adli Tıp Kurumu raporları ve dosya kapsamında alınmış olan tüm ifadeler göz önüne alındığında kaza esnasında aracı kullanan kişinin sanık ... olduğunun sabit olduğuna, aracı kullandığı iddia edilen ölen eşinin ehliyeti bulunmadığından kiralama yapılmış bir aracın ehliyeti olmayan birine sürmesi amacı ile verilmiş olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık ... ve tanık ...'in gerçekleşmiş olan kazadan doğacak sorumluluktan kurtulmak maksadı ile suçu ölen ... üzerine bırakacak şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına, 112 görevlilerinin ifadelerinin olaydan çok uzun zaman sonra alındığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; aracı sanığın kullandığının mevcut verilerle ortaya çıktığına, sanık ve tanık ...'in beyanlarının somut bilgilerle örtüşmediğine, sanık ve tanık aracı kullanan kişinin, ölen ... olduğunu beyan etmiş iseler de, bu kişilerin beyanlarının kazadan 10... gün geçtikten sonra alındığından beyanlara itibar edilemeyeceğine, ölen ...'de meydana gelen yaralanmanın arka koltukta oturan bir kişinin yaralanması ile uyumlu olduğuna, dosyada yer alan ATK raporlarından ve ifadelerden araç sürücüsünün sanık olduğunun tespit edildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ve tanığın ceza ve tazminattan kurtulmak amacıyla ölenin aracı kullandığını ifade ettiklerine, usul ve yasaya aykırı delillerle örtüşmeyen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13/08/2016 günü saat 21.30 sıralarında gece vakti aydınlatmasız bölünmüş karayolunda sürücüsü tespit edilemeyen *** 239 plaka sayılı otomobil sürücüsü, Erzincan yönünden Sivas istikametine devlet karayolu üzerinde seyrederken orta refüj üzerinden karşı bölümüne geçmiş karşı yönden kendi şeridine gelen ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonetle çarpışması sonucu kamyonet sürücüsü ... ile kamyonette yolcu olan ...'ın öldüğü, kamyonette yolcu olan katılanlar ..., ... ve ...'in yaralandıkları, sürücüsü tespit edilemeyen araçta ise ...'ün öldüğü, sanık ... ile mağdur ...'in yaralandıkları, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda, kazanın meydana gelmesinin temel sebebinin sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne geçmesi olduğunun belirtildiği olayda, sanık ...'ün savunmasında; aracı maktul ...'ün kullandığını, kendisinin arka koltukta uyuduğunu beyan ettiği, araçta bulunan mağdur ...'in beyanında; Adıyaman menzile gitmek üzere araç kiraladıklarını, Trabzon iline kadar aracı maktül ...'in kullandığını, Trabzondan sonra ... tesislerine kadar aracı ...'ın kullandığını, ...'ta mola verdikten sonra aracı tekrar ...'in kullanmaya başladığını, ön koltukta oturduğunu uyuklamış olduğunu, 3 gün sonra uyandığında trafik kazasına maruz kaldığını anladığını, en son uyanmadan önce aracı maktul ...'in kullandığını beyan ettiği, olay tarihinde *** 239 plakalı aracı kullanan sürücünün tespit edilemediği, sanık ...'ün kaza anında aracı, araçta bulunan ölen ...'in kullandığını beyan ettiği, ... Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 25/10/20 16... /07/2017 tarihli raporlara göre, ön yolcu sağ kapı eşinden alınan numune ile mağdur ...'e ait DNA profilinin birbiri ile uyumlu olduğu, sol arka koltuk ve sürücü kapısı eşiğinden alınan numunelerle sanık ...'e ait DNA profilinin uyumlu olduğunun tespit edildiği, araç sürücüsünün kim olduğunun adli tahkikatla ortaya çıkarılmadığı, her ne kadar sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan dava açılmış ise de; aracın sürücüsünün tespit edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alındığında sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı yasal delil elde edilemediği, sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR

A-Malen Sorumlu Şirket Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;

Taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisi d bulunmadığı bulunmadığı anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B-Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede;

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§