"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1621 E., 2023/254 K.
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2.cümle, 62, 53... . maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanunun 134/1-2.cümle, 53... . maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme yapıldığı, itirazlarının reddedildiği, lehe hususların değerlendirilmediği, suçun sübuta ermediği ve müvekkilinin beraatı gerektiğinden hükmün bozulması gerektiğine,
Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında alt sınırdan ve eksik ceza tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılanın baygın olduğu esnada üzerindeki kıyafetleri çıkararak cinsel birliktelik yaşamaya çalıştığı sırada katılanın görüntüsünü cep telefonu kamerası ile kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1-2. cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde sanığın fiilden sonraki davranışları, sanığın sabıkalı oluşu, suç işleme konusundaki ısrarı, eyleminden pişmanlık göstermeyişi nazara alınarak TCK'nın 62. Maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı halde ilk derece mahkemesince bu yönde uygulama ile eksik ceza tayininin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesi ile sanık hakkında takdiri indirim uygulanmayarak 5237 sayılı Kanunun 134/1-2. cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.