Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2023/3108 E. 2026/575 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/332 E., 2023/41 K.

SUÇ : Taksirle Öldürme

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/2, 53/6 . maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizce sanık hakkında koşulları oluşmadığı için yeni rapor alınması gerektiği ve kabule göre de taksirli suçlarda TCK'nın 53/1 maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerine hükmedilemeyeceği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan keşif neticesinde alınan rapor üzerine sanık hakkında CMK'nın 223/2-c uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizce tali kusurlu olan sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilirken hesap hatası yapıldığından bahisle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında kaldığına ve ceza miktarına, eksik incelemeye ve katılanlar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, kusura, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne ve sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, sevk ve idaresindeki otomobille gündüzün meskun mahal içerisindeki bölünmüş dört şeritli yolun kendi istikametine ayrılan tek şeridinden seyri sırasında kaza mahalli olan ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde yaya geçidi üzerinden seyrine göre solundan sağına doğru karşıya geçmek üzere kaplamaya girmiş ve yolun diğer üç şeritlik büyük kısmını geçmiş yayaya kaldırıma kısa bir mesafe kala çarpması sonucu yayanın hayatını kaybettiği olayda, tali kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken esas alınan 605 gün tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ve günlüğü takdiren 20 TL'den hesaplanan adli para cezasının 12.100 TL yerine 15.200 TL olarak hesaplanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün beşinci paragrafı çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesine göre sanığın ekonomik durumu ve şahsi hali gözetilerek günlüğü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§