"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/2350 E., 2022/2510 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ve 5271 sayılı CMK'nın 141/1-a,i,j,k, 141/3. maddeleri uyarınca toplam 100.657,51 TL maddi, toplam 1.060.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama ve gözaltı tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.688,31 TL maddi tazminatın 15.11.2016 ihraç tarihinden yasal faizi ile ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminata ilişkin birinci bendinde yazılı "8.688,31 TL" ve "15/11/2016" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırayla "10.346,60 TL" ve "15/09/2016" ibarelerinin eklenmesi ve vekalet ücretine ilişkin "7.129,48 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "7.345,05 TL" ibaresinin yazılarak düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava dilekçesindeki taleplerin değerlendirilmediği, müvekkilinin maddi zararlarının gerçekçi bir şekilde tespit edilmediği, maddi tazminatın davacının maaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğine ve verilen tazminat miktarlarının düşük kaldığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/28227 soruşturma, 2020/34927 karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırma suçundan 17.07.2016-02.05.2017 tarihleri arasında 289 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma kapsamında 01.06.2020 tarihli takipsizlik kararının 23.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği ancak kesinleştirilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarının artırılması ve değişen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretinin artırılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Kamu görevinden 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının 15.09.2016 tarihinden itibaren asgari ücret üzerinden hesaplanması neticesinde maddi tazminatın 10.258,36 TL olarak hesaplanması gerekirken, 10.346,60 TL şeklinde fazla tayini, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.