"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/434 E., 2022/415 K.
SUÇ : Taksirle Öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş anılan kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce sanık hakkında belirlenen temel cezanın eksik olduğu ve şikayetinden vazgeçen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz isteği; sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine, müteveffaların kasklarının olmamasının dikkate alınması gerektiğine, kolluk görevlilerinin bilgilendirici, uyarıcı levha ve işaret önlemlerini almadıklarına, müvekkilinin tam kusurlu olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere, katılan ... ve ... vekilinin temyiz isteği; sanık eyleminin olası kast kapsamında kaldığına ve ceza miktarına, katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında üst hadden cezaya hükmedilmesi gerektiğine ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde, sanığın, 2.37 promil alkollü halde gece vakti saat 00.25 sıralarında aydınlatmanın olduğu meskun mahalde yer alan bölünmüş yolda, katılan trafik polisi ...’un yol güvenliği uygulaması yapmak amacıyla ...’ın idaresindeki motosikleti durdurduğu ve diğer sürücüleri de el feneri ile yol güvenliğini sağlamak amacıyla yönlendirdiği yolda idaresindeki aracı ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde önündeki aracı geçmek için ani bir manevra ile sağ şeride geçip seyrine devam ettiği esnada polis tarafından durdurulan ...'ın idaresindeki motosikletin arka kısmına çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, iki kişinin öldüğü, bir kişinin de hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 4. derecede kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda, alkollü olarak ve çok hızlı şekilde aracı ile seyretmesi nedeniyle bilinçli taksirle hareket eden asli kusurlu sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafileri ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.