"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/21 E., 2022/522 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davacı ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.823,29 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davacı ve davalı vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 29.11.2021 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 24.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihinden yasal faiz talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının dava dilekçesi dışındaki ek taleplerine muvafakatları olmadığının hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen dava dilekçesi dışına çıkılarak hüküm kurulduğuna, davacıya uygulanan koruma tedbirinin yasal şartlarının oluştuğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davacının temyiz sebepleri; tutuklanması nedeniyle ailesinin taşınma masrafı, oğlunun dershane masrafının, yakınlarının cezaevi ziyaret masraflarının ve alamadığı operasyon iaşe bedeli başta olmak üzere görev yolluk harcırah görev tazminatlarının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/15529 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından 17.04.2012 – 07.12.2012 tarihleri arasında 7 ay 20 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 02.08.2015 tarihinde kesinleştiği, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/407 Esas, 2016/671 Karar sayılı ceza dava dosyası ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 12.08.2016 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği ve düşme koşullarının oluştuğu, davacı hakkında bu dosya kapsamında gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulanmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı anlaşıldığından, davacının ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağı olan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/15529 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından 17.04.2012 tarihinde gözaltına alındığı, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin (mülga CMK 250. maddesi ile görevli) 2012/5 sorgu sayılı kararı ile 20.04.2012 tarihinde tutuklandığı, Malatya 1. Nolu Hakimliğin (TMK 10. maddesi ile görevli) 07.12.2012 tarihli kararı ile tahliye edildiği, yapılan soruşturma sonunda silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 02.08.2015 tarihinde kesinleştiği, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/407 Esas, 2016/671 Karar sayılı ceza dava dosyası ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 12.08.2016 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği ve inceleme tarihi itibariyle düşme koşullarının oluştuğu gözetildiğinde mahkemesinden düşme kararı verilip verilmeyeceği sorulup düşme kararı verildiği takdirde kesinleşmesinin beklenilerek sonucuna göre davacının tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.