Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2023/2549 E. 2026/385 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/534 E., 2022/553 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2020 tarihli kararıyla bozulmasına karar verilmiş, bozma ilâmı sonrası mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/4, 52/4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, iş yeri güvenlik önlemlerinin alındığı, iş güvenliği kurulunun toplandığını, emniyet kemeri de dahil olmak üzere iş malzeme ve ekipmanlarının verildiğini, tanık anlatımlarında da bu ekipmanların verildiğinin doğrulandığını, tanıkların ve maktulün olay günü şahsi güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde emniyet kemerini takmadıklarını, bu hususun tanık anlatımları ve iş yeri kayıtları ile sabit olduğunu, işin ve iş yerinin bütününün yönetiminden tek başına sorumlu olduğu belirtilerek asli kusurlu olduğu ileri sürülen ve iş yerinde tüm iş yeri güvenlik önlemlerini eksiksiz alan sanığa ceza verilirken geçerli ve kabul edilebilir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Makine ve Sanayi Anonim Şirketi ... Yaklaşım Viyadüğü şantiyesi ... köyü ... adresindeki inşaat işinde, sanık ...’ın işveren vekili ve aynı zamanda idari mali işler şefi olarak görev yaptığı, ölen ...’un ise mesleki geliştirme uyum kursu, metal teknolojisi, çelik konstrüksiyon konusunda MEB’ den alınan uzmanlık belgesine sahip olarak aynı şirkette çelik konstrüksiyon montaj işinde işçi olarak çalıştığı, ... Yaklaşım Viyadüğü ... geçiş köprüsü inşaatı alanında köprü baksı olarak bilinen alanın yapım işinde olay günü, saat 11:30 sıralarında, ... Makine ve Sanayi Anonim Şirket’inde işçi olarak çalışan ...‘un inşaat sahasında baret, eldiven kullanıp, emniyet kemeri olmaksızın dizlerinin üzerine çökmüş pozisyonda malzemenin düzelmesi için tavlama işi yaptığı sırada pozisyon değiştirmek üzere hareket etmesiyle dengesini kaybedip arkasında duran korkuluğa sırt üstü yaslanması, korkuluk mandalının da açılması nedeniyle dengesini kaybedip 5 metre yüksekten yere düştüğü, ... Devlet Hastanesi’nde gördüğü tedavi sonrası 09.03.2014 tarihinde öldüğü, İstanbul Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporuna göre kişinin geçirdiği iş kazası ile ölümü arasında illliyet bağının bulunduğunun tespit edildiği olaya ilişkin; ölen ...‘un 7 ayı aşkın süredir bu iş yerinde çalıştığı, iş yerinde çalıştığı süreçte "iş tanımı, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma mevzuatı," ve benzeri konularda eğitime katılıp bilgilendirilmesinin sağlandığı, "kişisel koruyucu zimmet tutanağı" başlıklı ölenin imzasının da yer aldığı evrakta, ölene kazadan bir süre önce paraşüt tipi emniyet kemeri verildiği, çalışma prensibinin ve çalışması esnasında dikkat edilecek hususların açıkça belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; maktule işe başlamadan önce sağlık raporu aldırılması, iş güvenliği eğitimi verilmesi, yüksekte çalışma eğitimi verilmesi, mesleki eğitim verilmesi, emniyet kemeri vb. KKD teslim

edilmesi gibi yükümlülükleri yerine getiren ancak işçilerin tehlikeli şekilde yüksekte çalıştıklarına dair tespit ve fotoğrafların mail ile kendisine gönderilmesine rağmen, iskele

platform korkuluklarının çalışanın düşmesini engelleyecek sağlamlık ve yapıda olmasını

sağlamayan, iskele korkuluklarının ilgili yönetmeliğe uygun şekilde tesis edilmesini sağlamayan, iskelelerin ehil bir kişi tarafından kontrole tabi tutulmasını sağlamayan, çalışanların emniyet kemerlerini takabilecekleri yaşam hatlarının oluşturulmasını sağlamayan, işveren vekili sanık ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Temel cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. Maddesine aykırı hareket edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün beşinci ve altıncı fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine ''Sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 50/4. fıkrası delaletiyle 50/1-a bendi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı Kanun'un 52/3. fıkrası gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine;5237 sayılı Kanun'un 52/2. fıkrası gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§