"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1956 E., 2022/356 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-d, 21/2, 62/1, 53/1, 63, 58/4. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve müsadereye karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ceza miktarına ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; av tüfeği ile ses çıkararak kardeşini korkutma kastıyla hareket ettiğini beyan eden sanığın öncelikle av tüfeği içine yerleştirdiği fişeği kontrol etmesi gerektiği, öngördüğü neticeyi istemediğini kabul etmek için havaya ateş ederek eylemini gerçekleştirmesinin gerektiği ancak sanığın kardeşini hedef alarak ateş ettiği, sanığın tüfeğin tetiğine bir kez basıp patlamamasına rağmen tetiğe tekrar bastığı, bu itibarla sanığın dış dünyaya yansıyan eylemlerinin olası kast tanımıyla uyumlu olduğu, sanığın olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Sanık ile ölenin kardeş oldukları, olaydan birgün önce ilçe merkezinden yazın kullandıkları köy evine gittikleri, diğer aile fertlerinin ise aynı gün akşam saatlerinde aynı eve geldikleri, 01.04.2020 tarihinde sabah saatlerinde aile olarak birlikte kahvaltı yaptıkları, annelerinin ve kız kardeşlerinin ev içerisinde çalışmakta olduğu, babalarının komşuya gittiği, sanık ile ölenin ise saat 11.00 sıralarında evin ön tarafında hızar motoru ile odun kesmekte oldukları, bu sırada sanığın evin banyo kapısının ön tarafında bulunan dedelerinden kalma, beyanına göre yaklaşık bir ay önce kardeşinin evin kullanılmayan odasında bulduğu ve tamir ettiği eski tek kırma av tüfeğini eline aldığı, pencerenin önünde bulunan bir adet av fişeğini beyanına göre ses fişeği olduğunu düşünerek tüfeğe yerleştirdiği, evin önüne geldiği, yaklaşık 6 metre mesafede odun kesmekte olan kardeşine şaka yapmak ve korkutmak için tüfeği doğrultarak tetiğe bastığı, ancak tüfeğin ateş almadığı, ikinci kez tetiğe basması üzerine tüfeğin ateş aldığı ve av tüfeği saçma tanelerinin sanığın kardeşinin sırt kısmına isabet ettiği ve hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, yapılan otopsi sonucunda ölümün ateşli silah yaralanması sonucu iç organ hasarı ve çoklu organ yetmezliği sonucu meydana geldiğinin bildirildiği, olay yerinde yapılan incelemede evin içerisinde üzerinde "YAVAŞÇALAR 16 Cal" ibaresi yazılı bir adet sarı boş fişek ve evin önünde üzerinde "ZUBER SES FİŞEĞİ" yazılı dört adet kırmızı renk boş fişek elde edildiği, sanığın beyanına göre, kardeşinin olaydan birgün önce ve olay günü suça konu av tüfeği ile ateş etmesi nedeniyle evin önünde boş fişeklerin bulunduğu, suça konu av tüfeği bakımından Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının hazırlamış olduğu uzmanlık raporuna göre; av tüfeğinin sağlam ve işler durumda olduğu, olay yerinden elde edilen beş adet av/ses fişeği kartuşunun inceleme konusu silahtan atıldığının tespit edildiği olayda;
2-İlk Derece Mahkemesince dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü sonuçlanan olayın meydana gelmesinde, sanığın av tüfeği içerisine av fişeğini yerleştirerek odun kesmekte olan kardeşinin ölümcül bölgesine doğru, beyanı ile sabit olduğu üzere iki kez iradi şekilde tetiğe basmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, sanığın yaşı ve olay öncesinde de ölen ile birlikte silahı kullandığına dair savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın av fişeği ve ses fişeği arasındaki farkı tereddüte yer vermeyecek şekilde ayırt edebilecek bilinç düzeyinde bulunduğu, tüfekten çıkacak saçmaların yaklaşık 6 metre mesafede bulunan kardeşine isabet ederek ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullendiği, ölü muayene ve klasik otopsi tutanağındaki tespitler de dikkate alındığında, sanığın elinde av tüfeği ile kardeşinin ölümcül bölgesine doğru her ne kadar neticeyi istemese de kullanmak istediği ateşli silahın olası bir ihmal, acemilik, tedbirsizlik hallerinde kardeşinin ölümüne, yaralanmasına sebebiyet vereceğini öngörmesine rağmen eylemine iradi olarak devam ettiği ve olası sonuçları o an önleyici herhangi bir davranış gerçekleştirmemesi nedeniyle sonucu kabullendiği, bu kapsamda sanığın eylemini olası kastla işlediğinin kabulünün gerektiği kanaati ile 5237 sayılı TCK'nın 82/2-d ve 21/2 maddeleri gereğince olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi'nin sanığın öldürme eyleminin olası kastla gerçekleştirildiğine dair kabulü isabetsiz görülmüş, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurların ve tanıkların beyanları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, uzmanlık raporları, olay yeri fotoğrafları, olay tutanakları ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; kardeş olan sanık ile ölenin aralarında hiçbir husumetin bulunmaması, kardeş olarak bir arada büyüdüklerinin ve çok iyi geçindiklerinin anlaşılmış olması, sanığın olay sırasında tüfeğe yerleştirdiği fişeğin ses fişeği olduğu zannıyla hareket ettiğine dair aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksine dosya kapsamında hiçbir somut delilin bulunmayışı karşısında, sanığın ölüm neticesini istediği veya bu neticeyi kabullenerek hareket ettiğini kabule elverişli herhangi bir kanıtın da bulunamaması nedeniyle sanığın öngördüğü neticeyi istememesine rağmen, tüfeğe yerleştirdiği fişek konusunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle kardeşinin ölümüne bilinçli taksirle neden olduğu kanaatiyle, duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılma yoluna gidilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın taksirle öldürme suçundan bilinçli taksir hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde karar verildi.