"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/925 E., 2022/1791 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayin edildiğine, somut olayın özelliklerine göre bilinçli taksir halini oluşturan birden fazla hal bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle artırım yapılması gerektiğine, sanığın kazada yaralanan ve şikâyetçi olmayan mağdurların tümünün yaralanmasından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilirken hatalı gerekçelere dayanıldığına, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeksizin ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesinin usûl ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suç dolayısıyla pişmanlığı ve aksi ispatlanamayan savunması göz ardı edilerek, herhangi bir indirimden yararlandırılmadan sanık hakkında teşdiden ve takdiren hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, gerekçesiz şekilde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına, eksik inceleme yapıldığına, kazanın meydana geldiği yoldaki kusurların değerlendirme kapsamına alınmadığına, eksik araştırmayla hüküm tesis edildiğine, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine, sanık lehine olan yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmadığına, sanığın öncelikle beraatine, aksi kanaat halinde ise sanık lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, alt hadden ceza tayini, takdiri indirimlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.08.2021 tarihinde gece saat 03.50 sıralarında, 2,10 promil alkollü sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile azami hız limitinin 50 km olduğu aydınlatmalı meskun mahalde çıkış eğimli sola virajlı köprü üzerinde seyir halindeyken hakimiyetini kaybederek ve virajı alamayarak 7 metre genişliğindeki banket demirlerini kırıp 7.7 metre yüksekliğinden düşerek aracın köprü direği ve tren yolu duvarı arasında sıkıştığı olayda bir kişinin öldüğü, sanıktan şikâyetçi olmayan dört kişiden ikisinin yaşamını tehlike sokacak, hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, iki kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağı doğrultusunda sanık sürücünün hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, yüksek derecede alkol etkisi altında olması nedeniyle bilinçli taksirli hareket ettiği, bu nedenle şikâyetten vazgeçmenin sonuca etkili olmadığının kabulü ile taksirle bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanması suçu sabit olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince sanığın olayda yüksek derecede alkollü olması, olayın oluş biçimi, yaralanan sayısı nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın sübut bulan suçu yüksek promil alkol etkisi altında araç kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği ve bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 22/3. maddesi gereğince takdiren (1/3) oranında artırılmasına karar vermek suretiyle hüküm kurulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, katılanlar lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
30.08.2021 tarihinde gece saat 03.50 sıralarında, 2,10 promil alkollü sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile azami hız limitinin 50 km olduğu aydınlatmalı meskun mahalde çıkış eğimli sola virajlı köprü üzerinde aracın hakimiyetini kaybederek banket demirlerini kırıp aracın köprü üzerinden düşmesi şeklinde meydana gelen olayda, sanığın idaresindeki aracın hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, iki kişinin ise nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesinde suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle yapılacak artırımın, aynı Kanun'un 61/1. hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmasına rağmen, mükerrer değerlendirme yasağına aykırılık oluşturacak şekilde temel ceza tayin edilirken ''sanığın olayda yüksek derecede alkollü olması'' gerekçesine dayanılması,
2. Sanığın, (B) ve (B1) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki kamyonet ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca kamyonet kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin altıncı fıkrasının amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün temel cezanın belirlenmesine ilişkin ikinci paragrafında yer alan "sanığın olayda yüksek derecede alkollü olması," ibarelerinin hükümden çıkarılması, sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibarelerinin "(B) sınıfı sürücü belgesinin" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.