Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/9461 E. 2026/3389 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1699 E., 2022/155 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hüküm ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres [bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres] esas alınarak, 7201 sayılı Kanunun 21.maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un birinci fıkrasının (8) numaralı bendi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümleri gereğince tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemleri tamamlanmalıdır.

Ayrıca gerçek kişiler yönünden 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ yapılabilmesi için, muhatabın adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması, bu duruma ilişkin kaydın dosya içerisine alınması ve tebligat çıkarılacak adrese daha önce usûlüne uygun şekilde tebliğ yapılmış olması zorunludur.

Bu açıklamalar doğrultusunda temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan ...'ye tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak çıkarılan tebligatın taşındığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edilmesi üzerine, katılanın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığı araştırılmaksızın ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri tespit edilemediği takdirde bu duruma ilişkin kaydın dosya içerisine alınması gerektiği de gözetilmeksizin, aynı adrese, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince yapılan tebliğin usûle aykırı olmasından dolayı gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılan ...'ye tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§