Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/8336 E. 2026/3285 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1047 E., 2022/1388 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62,52,52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,22/3,62,53/6.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kaza anında 2,35 promil alkollü olduğuna, hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanması sırasında alkol oranına göre daha fazla oranda artırım yapılması gerektiğine, takdiri indirim maddesinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; tali kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ölenin aşırı hız ve şerit ihlali ile kazaya sebebiyet verdiğine ve ağır kusurlu olduğuna, meydana gelen kaza ile sanığın alkollü olması arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.10.2016 tarihinde saat 01.20 sıralarında sanık sürücü ... (kazadan yaklaşık 2 saat sonra yapılan ölçüme göre) 2,35 promil alkollü olarak idaresindeki ... plakalı otomobil ile Geyve istikametinden Taraklı istikametine doğru seyir halindeyken yolun virajlı ksımına geldiğinde karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen kamyonet ile otomobilin şeridinde çarpışması sonucu kamyonet sürücüsünün öldüğü, kamyonetteki yolculardan İlknur'un yaşamını tehlikeye sokacak, ...'ın orta (3.) derecede kemik kırığı oluşacak, ...'nin yaşamını tehlikeye sokacak ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle duyu ve organ işlev zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandıkları olayda ; Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanık sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline yaklaştığında, karşı yön şeridinden viraja dar kavisle giren kamyonete karşı kazayı önlemek adına zamanında gerekli fren-sağa direksiyon tedbirlerine başvurmadığı anlaşılmakla olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali derecede kusurlu kabul edilmekle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da kazadan yaklaşık iki saat sonra yapılan ölçüme göre 2,35 promil alkollü olarak araç kullanan ve tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluşmasına rağmen uygulanmamasının dosya kapsamına uymadığı, usûl ve kanuna aykırı olduğu değerlendirildiğinden duruşma açılarak yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2026 tarihinde karar verildi.

§