"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/378 E., 2022/959 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.03.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 30.12.2019 tarihinde "kasten yaralama" suçunu işlediği, bu suçtan yapılan yargılama kapsamında sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın 01.09.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun taksirli suç olduğuna, sanığın başka sabıkasının bulunmadığına, teşdit uygulanmaması gerektiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25.11.2013 tarihinde gündüz saatlerinde sanığın ...adresinde bulunan evinin önündeki toprak zemin üzerinde park halinde bulunan minibüse binerek geri manevra yapmaya başladığı esnada, yaya yolu olmayan aracın arka kısmından yürümekte olan yaya ...'na çarptığı, olay sırasında yaralanan ...'nun kaldırıldığı ... Üniversitesi Araştırma Hastanesinde öldüğü, ölene ait adli muayene ve otopsi tutanağına göre ölenin ölümünün trafik kazası ile oluşması mümkün genel beden travmasına bağlı iç kanaması sonucu meydana geldiği, Ezine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 05.12.2013 tarihli bilirkişi raporu ve yapılan keşif sonucu alınan 21.12.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında bir kişinin ölümü nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 TCK'nın 3/1, 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan olayın oluş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen olayda ölenin kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınmak suretiyle hakkaniyet ve orantılılık ilkelerine uygun olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, bu nedenlerle kazanın meydana geliş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, dikkate alınmadan hakkaniyet ve orantılılık ilkelerine aykırı olacak şekilde sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan az ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.